Eğer sendeyse kalbimin ritmi,
Eğer gülüşünle başlıyorsa sabahlarım,
Eğer sesinle susuyorsa tüm içimdeki fırtına...
O zaman sensin benim en güzel ihtimalim.
Bu kadar tesadüfün arasında seni bulduysam,
Ne olur kaybolma.
Ben öyle bilirim ki yaşamak,
Üşüyen bir sokak çocuğuna sımsıcak bir ekmek bırakmaktır.
Çünkü biz bırakmazsak,
Sokaklar yalnızlığa gömülür,
Gözler umut yerine boşluğa bakar,
Kader bizi bir menzilde buluşturmadı diye sızlamadım,
Ben sana düşerken kaderi aşmaya niyet ettim.
Aklım sustu, kalbim secdeye vardı,
Adını andıkça imkânsız bile “amin” dedi.
Ben seni sevdim;
Bir nefes gibi, bir sır gibi,
Ben seni yüreğime ektim,
Koparmaya kimin gücü yeter ki?
Kök saldın ruhumun derinlerine,
Onlar, dallarımı budasın.
Gel, rüzgârın peşine düşelim seninle,
Bulutların izinde kaybolalım, bırak kendini.
Geçmişin yükünü bırak rüzgârlara,
Sadece beni duy, hisset, bırak kendini.
Sen,
Kainatın dalgın bir anında
yıldızlar karışırken birbirine
rastladığım o nadir denk geliştin.
Bir gece olur ya…
Herkes uyur,
şehir susar,
yalnız kalır insan kendi kalbiyle.
İşte o gece,
ben bu hayata uyanamazsam
"Bir gün beni aramanı istiyorum.
Ama öyle numaraları çevirip telefondan değil;
yüreğimin kapısını çal, sesime değil kalbime ulaş.
Bir gün beni aramanı istiyorum.
Adımı değil, sabrımı ara; ellerimin sıcaklığını ara,
Bir gün mutlaka güleceğiz çocuklar,
Yaralı sabahlardan geçeceğiz.
Yorgun ayaklarımızla yürüyeceğiz,
Göğsümüzde rüzgâr, alnımızda güneş…
Eğer sen isen o içime huzur gibi doğan,
Gülüşünde hayatı, sesinde evi bulduğum…
Eğer sen isen kalbimi susturup gözlerimle konuştuğum,
O zaman sensin tüm dualarımın cevabı.
Yıldızlarca uzak, mucizelerce imkânsızken
sen geldin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!