Seni düşlüyorum gecenin karanlığında,
Bir yıldız gibi parlıyorsun rüyamda.
Kalbimde bir yangın, adı sen,
Ne fırtına söndürür, ne de zaman siler izlerini.
Seni görünce
gözlerim değil,
ruhum secdeye varır.
Bir bilsen…
gönül dergâhımda sana
ne niyazlar akar.
Seni hiçbir kalabalığın gürültüsüne bırakmadım ben,
içimin en sessiz yerinde adını sakladım.
Nereye savrulsam, yolum sana çıktı;
çünkü ben yürüdükçe sen çoğaldın içimde.
Gözlerini bir sabah ezanı gibi duydum,
Senin kirpiklerin var ya,
geceleri fısıldayan,
gündüzleri ışık saçan…
Beni sararsa en çok onlar sarar,
beni yakarsa en çok onlar yakar.
Bir gün diyeceğim ki:
Gözlerim bir damla huzur aradı,
Senin bakışlarında okyanus buldu.
Bir gün diyeceğim ki:
Kalbim bir kıvılcım istedi sadece,
Roman olur diyor bir şarkı,
Peki ben seni nereye yazayım?
Hangi cümle yetebilir sana,
Hangi harf taşıyabilir bendeki seni?
Senin yanında dünya biraz eksiliyor,
Gürültüsü çekiliyor içimden.
Bir avuç göğe dönüşüyorum,
Bir kuşun kanadına sığacak kadar hafif.
Gülüşün değince sesime,
Seni öyle sevdim ki,
Ne kelimeler yetişti sana,
Ne de suskunluk anlatabildi içimde olanı.
Bir dua gibi taşıdım adını,
Her nefeste biraz daha çoğaldın içimde.
Seni öyle sevdim ki sevgilim,
adını dilimden önce duama verdim.
Gece üstüme dağ gibi çöktüğünde bile
“Allah’ım, ona benim bilmediğim yerlerden huzur gönder,” dedim.
Çünkü aşk biraz da dokunamadığını Rabbine emanet etmektir.
Gül mü değdi yanağına, bilmem ki,
Gözlerinde hangi bahar gizlidir,
Ben seni görünce anladım belki,
Gönlüme seni düşürendir Yaradan…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!