Bir zamanlar ...
aşkı avuçlarında taşıdı kadın..
Bir çiçeği ...
kırmadan sever gibi...
Bir kuşu ...
Gecenin gölgesinde,
sessizliğin paramparça olduğu yerde,
kalbim soluk ışıkta bir fısıltı gibi yatıyor.
Adın... artık kimsenin duymadığı bir yankı,
karanlıkta sessizce parçalanmış bir söz..
Bir yangının ortasında bıraktım gençliğimi...
Aşk sandığım bir yalanın ardında harcadım...
Sevgiyle bakan gözlerinin arkasındaki o gölgeyi..
Görmemek için kör ettim kendimi...
inanmadım...
Geceyi en çok ben bilirim...
Yağmurun altında bekleyen kadınları...
Göz yaşlarını...
Kimse görmesin diye...
eve geç dönünce ...
Bir ev vardı içimde...
camları buğulu...
perdeleri hep kapalı...
Sen o evin içinde dolaşırdın bazen...
ama hiç bana uğramazdın...
Geceyi en çok ben bilirim...
Yağmurun altında bekleyen kadınları...
Göz yaşlarını...
Kimse görmesin diye...
eve geç dönünce ...
Gülüşler biriktiren bir kadın vardı...
ceplerinde papatyalar taşırdı bazen...
bazen de kırmızı güller…
Sanki dünya onun omuzlarına değil de...
avuçlarının içine konmuştu hafifçe...
Gece yine sessizdi...
Kadın pencerenin önüne oturdu...
Elinde yıllardır sakladığı o eski günlük vardı...
Kapağı yıpranmış..
sayfaları gözyaşı kokuyordu...
Bazı insanlar vardı hayatımızda…
Sözleri yumuşak,...
bakışları tanıdıktı ..
ama kalpleri uzaktı...
Yanindalar gibi yapan..
Seviyormuş gibi görünen...
Uyandım mi ?
Hayal mı ?
gerçek mi ?
saatin sesi , (tik tak tik tak)
kalbimin kırık ritmine karışıyor.
Gecenin yarısı ...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!