Adamlık cinsiyet meselesi değil şahsiyet meselesi
Bir akşamüstüydü...
yağmur camlara yavaşça vururken...
adam eski bir ceketin cebinden...
kadının yıllar önce...
Bir kağıt üzerinde bıraktığı bir Not buldu ...
Gündüzün ortasında ...
bir kadın vardı...
perdeleri açık ...
ama içi karanlık...
Sokaktan çocuk sesleri ...
Kapımı bir sabah umut çaldı.
Elinde sevgi, cebinde güven var sandım.
"Değerlisin," dediler gülümseyerek,
Ben de insan sözüne inandım.
Birlikte yürüdük hayatın dar sokaklarında.
Bazı insanlar vardır…
hayatına tam girmeden iz bırakır...
Ne bir söz tamamlanır...
ne bir hikâye yaşanır...
Sadece kısa bir bakış...
küçük bir yakınlık...
Bazı insanlar vardır…
hayatına tam girmeden iz bırakır...
Ne bir söz tamamlanır...
ne bir hikâye yaşanır...
Sadece kısa bir bakış...
küçük bir yakınlık...
İnsan bu hayattan ne ister ki...
Bir avuç huzur..
biraz sevgi..
Biraz da anlaşılmak...
Kalabalıkların içinde kaybolurken...
Anne...
bazen yüzüne baktığımda..
kendimi değil..
eksik bırakılmış bir çocuğun gölgesini görüyorum...
İçimde sessizce başladı..
O arayış ...
bir çığlık gibi değil,
bir boşluk gibi,
uzun süre adını koyamadığım bir boşluk..
Kendime sürekli aynı soruyu soruyordum:
Sessizce,
neredeyse fark edilmeden başladı...
Aşk duygusu ..
tıpkı bir zamanlar bütün olan bir şeyde oluşan ince bir çatlak gibi...
Tam anı hatırlamıyorum,
sadece aniden bir şeyin eksik olduğunu hissettiğimi hatırlıyorum ...
Gece ince bir tül gibi omuzlarıma düşüyor,
penceremde rüzgâr var, içimde bekleyiş…
Bir kadın konuşuyor içimden—
benim sesim, benim kalbim:
*“Aşkı arıyorum ben,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!