Geceydi...
Hem de insanın içine işleyen cinsten bir gece....
Sokak lambaları yorgundu...
Gökyüzü susuyordu...
Bir pencerenin ardında bir kadın ağlıyor...
Bir başka evde kahkahalar yükseliyordu...
“Bırak git…” dedim içimden...
güneş vururken yüzüme...
“Uzak dur…” diye bağırdım...
Neden çıktın yine karşıma...
Gece, içime çöken bir gölge gibi ağır.
Sanki her yıldız, bana bakıp susuyor.
Ben konuşuyorum oysa…
içimden,
kendime,
geçmişime...
Sen Geçe de..
Ben karanlığın ortası diyeyim..
Oturup aynanın karşısına...
yüzümdeki yorgunluğa baktım uzun uzun...
Gözlerimdeki o tanıdık kırıklığı gizlemek ister gibi..
Niyetiniz kaderiniz olsun..
Ben niyetimi ateşten ördüm...
suskunluğun taş duvarlarına çarptım....
Bir kadın olarak yürüdüm...
Karanlık gecelerin içinden...
Hemde adımı unutturmaya çalışan rüzgârlara karşı....
Bir Kadin nasıl mı sever?
İyi dinleyin beyler…
Bir kadın severse,
yarım sevmez.
Bu zamanda KADIN olmak,
bir hikâyenin en zor yerinde
yeniden başlamaktır.
Kırıldığın yerden çiçek açmak,
kimsenin görmediği yaralarını
Sana yazıyorum,
ama aslında seni çoktan sildim içimden .. kalbimden ...
en azından kendime böyle söylüyorum
her gece, dişlerimi sıkarak...
Bir kadın susarsa
Sana yazıyorum
sildim diyorum kendime
ekran bembeyaz
içim simsiyah yine
Her gece aynı oyun
Bir kadın susarsa...
bil ki ...
aşk yorulmuştur artık...
Öyle bir anda olmaz bu....
Bir kadın durup dururken susmaz... !




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!