Ey hezeyân rüzgârıyla savrulan söz çarşısının sefîl nâzırı,
Sanırsın kendini gök kubbenin sadâ-yı şehvârı.
Ne bilirsin kelâmın cevherini, mânânın derin deryâsını,
Senin elinde kabuk var, incinin yok aslâ aslı.
21 pazartesi,21 hilal ve 2 yıldız sonunda
2 de ay belirecek bulutların arasında
Biri korumak için, diğeri çalmak için imanı
Yalan deyip gülecekler niceleri
Ve başlarına gelenin ne olduğunu anlamadan
Sonradan gelenler anlayacak kıymetini
Hâr içinde biten bir gonca güldür,
Cihânı inleten dertli bülbüldür.
Gönül ki hem ateştir hem de küldür,
Yâr elinden içilen mey harâm mıdır?
Bekâ mülküne giden yol tamâm mıdır?
Zaman bir değirmen, ömrü öğütür,
Kimi hayal kurar, kimi uyutur.
Gönül bir ummandır, sırlar büyütür,
Katrede deryayı bulabilen hu,
Toprakta cevheri görebilen hu.
(Huuu Allah)
Kelimeler komutanım
Bazı anlamlara gelmiyor
Dilimde sıraya diziliyorlar
Kalbime girmeye cesaret edemiyorlar
Bir cümlenin ucunda asılı kalıyorum
Yüzün:
Bir odanın ortasında yönünü yitirmiş
o çıplak, o ilk bıçak.
Eşyalar sarsılıyor;
sende duruyor dünyanın bütün dikişleri.
Seni sevmek;
Yorgunum...
Dular kadar yorgun
Zaman hızlanmaya başladı
Saniyeler eski yerini alıyor
Ve keşfetmem gereken bir yarın var
oysa keşfetmem gereken senin vücudun
Seninle yaşamak,
Seninle yaşlanmak,
Ben sen olmak,
Sende ben, bende sen
Bir zamanlar bir kız vardı
Benim her şeyimdi
Simsiyah saçları vardı,
Bembeyaz elleri
Düşler ülkesinden kaçıp gelmiş
Kaşlarından yay yapıp
Ben anlamam, bana sorma
Kader bu işte, daldan dala
Bir umut, biraz hayal
Bir aşkın adı, başka bahar
Şiir gibi olsun hayat
Cümle küçük harfle başlasın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!