Zamanın nefesini tuttuğu bir andı.
Hurma dalları bile kıpırdamaktan haya ediyordu.
Bir vedanın kıyısındaydık.
Küçücük bir beden, senin kollarında son uykusuna dalıyordu.
Odaya çöken sessizliği dinledim
ve kendi kendime sordum:
Gölgenin ardında yankı var, fırtına bedenimde
Küçük korkular mezarlığımda uyanıyor yine
Geceyle yarışta, kırılmış cam sesleri
Aklımda köhne duvarlar, zincirler ve elleri
Kırmızı duman doluyor ciğerlere, yangın içimde susmuyor
Ey hezeyân rüzgârıyla savrulan söz çarşısının sefîl nâzırı,
Sanırsın kendini gök kubbenin sadâ-yı şehvârı.
Ne bilirsin kelâmın cevherini, mânânın derin deryâsını,
Senin elinde kabuk var, incinin yok aslâ aslı.
21 pazartesi,21 hilal ve 2 yıldız sonunda
2 de ay belirecek bulutların arasında
Biri korumak için, diğeri çalmak için imanı
Yalan deyip gülecekler niceleri
Ve başlarına gelenin ne olduğunu anlamadan
Sonradan gelenler anlayacak kıymetini
Hâr içinde biten bir gonca güldür,
Cihânı inleten dertli bülbüldür.
Gönül ki hem ateştir hem de küldür,
Yâr elinden içilen mey harâm mıdır?
Bekâ mülküne giden yol tamâm mıdır?
Zaman bir değirmen, ömrü öğütür,
Kimi hayal kurar, kimi uyutur.
Gönül bir ummandır, sırlar büyütür,
Katrede deryayı bulabilen hu,
Toprakta cevheri görebilen hu.
(Huuu Allah)
Kelimeler komutanım
Bazı anlamlara gelmiyor
Dilimde sıraya diziliyorlar
Kalbime girmeye cesaret edemiyorlar
Bir cümlenin ucunda asılı kalıyorum
Yüzün:
Bir odanın ortasında yönünü yitirmiş
o çıplak, o ilk bıçak.
Eşyalar sarsılıyor;
sende duruyor dünyanın bütün dikişleri.
Seni sevmek;
Hangi can düştüyse sildim gözünü,
Uçurum boyuna köprü kuruldum.
Ömrüme yükledim elin sözünü,
Kendi yokuşumda düştüm, yoruldum.
Sırtıma basanlar karşıya geçti,
Yorgunum...
Dular kadar yorgun
Zaman hızlanmaya başladı
Saniyeler eski yerini alıyor
Ve keşfetmem gereken bir yarın var
oysa keşfetmem gereken senin vücudun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!