Bir yer var orada betonlar yok
Soğuk geceler, taş binalar yok
İşte orada gece başlamadan önce
Çiçekler kızıla bürünür
Kızların ağızları, gülmek için açılır
Ay doğarken damların üstünden
Kim demiş?
Gerçekleri anlatıyorsak,
Konuşuyorsak dobra dobra,
Ne öfkemizdendir,
Ne de sabırsızlığımızdan,
Bir kaltağa, kaltak demek,
Acılara mı şiir yazılır,
Aşklara mı,
Yaşama inat,
Ölüme mi...
Selam olsun öldüğüm güne...
Ve selam olsun,
Işığa hasret gözlerimde, bir türkü tüter
Tüter de ömrümü, ömrüne ekler...
Kara çalar ellerim, karaya kaçar
Aklardan daha temiz, kara bağlar
Bir kağıt parçası ellerim sıkar
Candır, canandır, evlattır,son yaddır
Okuduğum son kitap Sen'sin,
Ve devam eden son kitabım
Yazdığım son şiir sensin
İlk şiirim El Hamra
Dilimdeki son şarkı sensin
Her şeyin sonu sende
Su içinde susamak,
Balığa ırak
Suskun yüreğim
Senindir sevdiceğim...
Ne balığım ne başak
Ne efendiyim ne uşak
Sevda ellerine zulümdür sevdiğim,
Gülüşün ateşime ölümdür sevdiğim
Saçların, yüreğime ilmek atmış
Yolunda batan diken, gülümdür sevdiğim
Bırak bu sevdayı,Tarihte kalsın
Döndüm, bir daha baktım resmine
Buğulu yıllardan elimde kalan son hatıra
Ve gördüm ki, yasak sevdaların adıydı yüzüme haykıran
Döndüm, bir daha baktım ellerine
Alışılmamış şefkatlerin yumuşaklığıydı ellerin
Hayat dedikleri bu soluk yolda
Bir adın kalmış, bir de gülüşün hatrımda
Savrulmuş hikayeler evin her yanına
Sesin odamda, nefesin balkonda bakışın aklımda
Geride hiç bir şey kalmamış
Bir ömrün kalmış, bir ömrüm kalmış
Birgün ismimi göreceksin
Bir kitapçı rafında boynu bükük
Adının yanında olmayacak soyadım
Oysaki ne güzel yakışıyordu
Sayfaları karıştıracaksın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!