Sevmek, yaşamı paylaşmaktır
İki kişiyle bir gelecek planlamak
Yanyana çalışmak
Ve gururla gülümsemek
Gerçekleşen tüm hayallere
Seviyordum, biliyordun
Anlatırken gülüyordun
Kadere inanmıyordun
Papatyaya inanıyordun
Papatya yalan söylüyordu
Bana kızıyordun
Şeytana spor,küfret besmele çek
Şaka zannederdim yaşamasaydım
Bir şeytana gönlümü kaptırmasaydım
Acele ettim, ellerim kirli
Ters giymişim pabucumu da belli
Şeytan olduğunu anlardım da
Siber İstanbul
Karaköy rıhtımında paslı gemiler uçuyor.
Galata Kulesi artık dev bir hologram, reklam kusuyor.
Cebimde son bir jeton, damarımda sentetik keder.
Bu şehir artık ne senin, ne benim, ne de bizden.
Bilirsin, şiirler yalnız ölürler,
Ve unutulur, güle bağlı gönüller
Ne kelimeler vefalı, ne diller
Unutulur her yüzyılda, şairler bile
Şimdi ne yazsam boş, hepsi haybeye
Belki bir mit olur da, dolanır dilden dile
Yarışma düzenlemiş hazret
Şiirler sıralanacakmış hayret
Bu iyi, bu kötü, bu şair ise heyhat
Sıralamaya bile giremez kaldır at
Oysaki hayat
Tek bir hecedir
Deklanşöre benzemez
Bazen kurşun gibi ağır
Bazen kadın gibi yumuşak
Sevişir gibi basacaksın kaleme
Güneşi beklemez şiir
namluya sürdün mü kelimeleri
Betonun soğuğunda bir pervane,
ışığa değil karanlığa meyyal.
Cebimde kırık aynalar,
her parçada binlerce hayal.
Sinyal kesik, frekans bozuk,
dünya dar bir dehliz.
Simsiyahtı, alevler arasında
Dört nala koşması, elmastan yelesi
Arkasından çıkan toz bulutu
Ve memedimin sızlayan şarkısı
Ağaçlar, kömür olmuş
Teller de dikenler; Dikenler de cesetler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!