Utanmaz umutlar kirletmiş geleceğimi
Utanmaz eller bulaşmış ellerime
Utanmaz gözler daldırmış hülyalara
Utanmaz diller kırmış sevdalarımı
Kurşunlar kalmamış umuda sıkılacak
Pencereden bakıyordu
Saçlarında bir papatya
Eğildi çiçeklerin üzerinden
Gözlerinden yıldızlar akıyordu
Gözleri, gözlerimde derinleşti
Gözlerinde 9 ışık
Işıklar söndü bak salon bomboş kaldı
Zamanın elleri bizi bizden çaldı
Dışarda fırtına dünyayı yutarken
Gözlerin son defa ruhuma batarken
Korkmuyorum Ali karanlık gelse de
Bu havada gidilmez
Başlar öne eğilmez
Minik eller ısınmaz
Göz yaşları kurumaz
Bu havada gidilmez
Bir rüzgâr eser, sesin kalır bende
Zamanın durduğu o ince çizgide.
Bakışın bir dua gibi iner içime,
Sessizce… en derine.
Kelimeler yetmez kalbin atışına,
(Miraç, 2026)
Yerin altında uğultu, yerin üstünde keder,
Kılıçlar kınında paslı, her yürekte bir sefer.
Tam o anda yarıldı göğsünden kara gece,
Bir atın nalları çarptı, yıldızlar oldu hece.
Öldürürdüm seni bende
Yaşatmazdım içimde
O gücü bulsaydım ellerimde
Ve namluya sürebilseydim sesini
Çığlığın olsaydı kalemim
İki damla kan, aksaydı avuçlarımdan
Ayyaş düşüncelerin arasında,
Parlayan bir yıldızın ışığısın,
Sönmüş kalplerin, koyu karasında,
Kanayan bir hilalin aşığısın
Sana zor gelir bu deveyi gütmek,
Belki de,
Sadece
Kahrolmuştur
Yorulmuştur
İnsan olmaktan,
Hayvanlar arasında
ıssız bir bir gecede yapayalnız dolaşıyorum.
dünya avuçlarımın arasında
geride kocaman bir Evren bırakmışım
Yalnızlığım uzaya sığmıyor
galaksiler arasında bir yolcuyum
aklım uzak sevdalara takılmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!