Ahmet Zeytinci Şiirleri - Şair Ahmet Zey ...

Ümraniye Belediyesi Şiir Yarışması

Bir temmuz günü dünyaya gelmiş olup Allah'ın bahşettiği ilahi kader doğrultusunda hayatını devam ettirmektedir. İlkokul, orta okul ve lise başkentte bitirildikten sonra geç de olsa 1982 yılında Uludağ Üniversitesi İİBF İşletme Bölümünde bir yıl eğitim almış ve hevesi de kaçtığı için seksen üç yılında Ankara'ya dönmüştür. İşte şiirlerde o yıllarda yavaş yavaş ortaya çıkar. Sırf bir inat uğruna, sırf kendini terk eden ve bir daha da haber alamadığı bir kız uğruna şiir yazmaya başlar. İlk yazdıkları her ne kadar kayda değer şiirler değilse de onla ...

Ahmet Zeytinci

''4 Nisan 1953 günü TCG Dumlupınar Denizaltısında Şehit Olan Türk Denizcilerine''

Ölüm kolaydır vatan için
Bir an bile düşünmeden verilir can
Zor olan nedir bilir misiniz a dostlar?
Sevdiklerinizin şehit olup da

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

İnsan biriktiriyorum iyi insan adam gibi kelli felli
kadın gibi namus ehli
bir lokmaya muhtaç ama çalmayan laf olsun diye namaz kılmayan
eşi dostu tanıyan hal hatır sayan...

insan biriktiriyorum iyi insan

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Sessizlik ile konuşayım biraz dedim. Döndü bana ne dese beğenirsin '' Benim adım sessizlik ne konuşabilirsin ki benim ile.''Gecenin bu saati olmuş yeni gün ve gece eski gün ve geceyi ardında bırakıp insanlara ve diğer canlılara merhaba demiş en keyiflisinden. Ben de seni karşıma alıp, hatta adam yerine koyup konuşuyorum ey sessizlik. Çıt çıt diye bir yerden sesler geliyordu, kulak kabarttım azıcık, döndü bana ''Herhalde o çıt seslerini benim çıkardığımı düşünmüyorsun, sağına soluna bak, belki de, kanadı kırık bir sivrisinek ya da ayağı topal bir hamam böceğidir o'' dedi...


Bak bu saat oldu daha yatmadım. Bir sor bana bakalım niye yatmadım? Senin sessizliğinin derinine inmek için, sessizliğin sesini duymak için. O sessizlik ki nasıl sekine salar insana, nasıl huzur verir yüreğe ve beyine. Şu an da herkes belki de renkli sinemaskop üçüncü beşinci rüyasını görüyor, çoğunun kı..n da pireler uçuyor hem de en kallavisinden. Ben ne yapıyorum senin gibi çıtı çıkmayan biri ile havadan sudan konuşmaya çalışıyorum, karşıma almış seni muhatap kabul ediyorum kendime...


Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Bir şair susar ve bütün ülke karanlığa gömülür
oysa acının, yoksulluğun korkusuz cengâverleridir şairler...

Bir şair susar;
işkenceler alır başını gider
hayat çok ucuzdur

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

''24 Ocak 1993 de Cumhuriyet düşmanlarınca katledilen Uğur Mumcu'nun aziz hatırasına saygı ve gözyaşlarıyla.''


o karlı yirmidört ocak sabahında
yüreğimizi sızım sızım sızlattın Uğur ağabey
ne çok hüzün saldın bu ülkenin insanlarına

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Sinemalarda gösterime girmiş eski bir filmdi ''Kim Korkar Hain Kurttan'' seyretmemiştim ama yine de oynandığı zaman, hakkında çok konuşulduğunu biliyorum. Bir de sanırım böyle bir kitap var ''Kim Korkar Matematikten'' Ben de ondan mı esinlendim nedir, öykümün adını böyle koydum. Mahallemizin ortaokuluna başladığımız yetmişli yıllardı. Bir an da ilkokuldan ortaokula zıplayıvermiştik. İlk günler hocalar ile tanışma faslından sonra derse daha üç sene bizi okutacak olan matematik öğretmenimiz Hilmi Bey girmişti. Öğretmenliğini her zaman takdir ettiğim bir hocamızdır hâlâ kendisi. İlk günler ne kadar güzeldi o sene, modern matematik bizim ile merhaba demişti eğitim ve öğretim hayatına. Matematikten hiçte parlak bir öğrenci olmadığımı herkes bilmese de en azından ben kendimi biliyordum. Hal bu ki ilkokulda çarpım tablosunu sınıfta ilk ben ezberlemiştim, ama iş onun ile bitmiyor ki kardeşim. Kümeler, modüler aritmetik, bir bilinmeyenli, iki bilinmeyenli, üç bilinmeyenli ve benim de bilemediğim denklem türleri offf ki offf! ! !

Ya Hilmi Hocam sadece kümelerden sorsa yazılıdan ful çıkaracağım, ama konular fazlalaşınca sorularda fazlalaşıyor ve farklılaşıyor haliyle. Toplamayı yapıyorum, çıkartmayı da yapıyorum, çarpım tablosu da tamam. Ahhh o denklemler bir türlü yazılı da denk getiremiyorum o denklemleri, aslında bu matematik bilimlerin temeli yahu. Bunu da gençlik yıllarında öğrenmiştim. Edebiyatçı olacaksan bile matematik gerekli, ama matematikçi de olacaksan o zaman edebiyatta gerekli. Çok çalışkan çocuklar var sınıfta, Cemil, Serdar, Sevgi vb. onlara sorsam teneffüslerde bana anlatacaklar konuları ama on dakikalık teneffüslerde bahçede top tepmek var boş veeer...

Bir insanın matematik ile bu kadar mı arası bozuk olur bu kadar mı yıldızı barışmaz? Hilmi Hocamda benden yaka silkmiştir her halde o yıllarda. Ama Allah var eylülde ki ikmal imtihanlarında amcaoğlu beni çalıştırınca B ve C alarak geçiyorum çoğu zaman. Yahu arkadaş sene içinde de ders dinleyip ikmale kalmasan da, sen de, millet yazın sokaklarda top teperken, kız peşinde koşarken, masa başında oflayıp puflayıp, dersleri hatim etmesen, yok arkadaş yok, bize ters millet dokuz ay okula gidip de üç ay tatil yapacak biz de okumayı ve okulu sevdiğimizden, on iki ay okuyacağız.

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Yıllarca onun ile iki dost iki arkadaş gibiydik. Her ne kadar Ayı'dan post sigaradan da dost olmadığını sonradan birçokları gibi acı bir şekilde anladıysam da iş işten hepten geçmeden de terk etmiştim. Arkasından bir damla gözyaşı bile dökmedim desem yeridir. İnsanın gerçek dostu, insana kötülük yapar mı; dakika dakika saat saat ölüme götürür mü?

Nasıl başlamıştım bu merete? Lise 1.sınıftı sanırım, öyle arkadaşlar ile bir bilardo salonuna gitmiştik. Arkadaşın biri ‘'Yak bir tane Ahmet bir taneden bir şeycik olmaz.'' Deyince, safız ya biz de inandık o bir cike tav olduk. İşte ne olduysa o bir tane ile olmuştu, sonrası çorap söküğü gibi gelmişti. Baştan tek tük içerken, devamında paket taşımaya ve paramız olmadığı günlerde de otlakçı pozisyonunda günlerimizi geçirmeye başlamıştık. O zamanlar hayat tozpembe, açık mavi, hatta bembeyazdı bizler için, bu kadar zararlı bir meret olduğunu çok sonraları, ileri ki yaşlarda, yüksek merdivenleri çıkarken ve komşular ile yaptığımız halı saha maçlarında nefes nefese kaldığımızda, kesildiğimiz de anlayacaktık.

Hani bilirsiniz, bu geçmişten gelen kısa notu. Mark Twain ‘'Dünyanın en kolay olayı sigarayı bırakmak ben binlerce defa bıraktım.'' Diye bir laf etmiş. Lise yıllarında Mark Twain'den pek haberimiz yok tabi ki bizim. Gelelim ilk sigara bırakma denememize ve daha sonra on beş yirmi kere denediğim bırakma maceralarımdan kayda değer bir ikisini sizlere anlatmaya...

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

‘'Şairleri susan bir millet sevenleri toprak olmuş öksüz çocuğa benzer.''

Mehmet Emin Yurdakul

Kimine çok ağır bir iki mısranın bedeli
kimine hava cıva

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Bin dokuz yüz altmış dokuz ya da yetmiş yıllarının başı. Mahallede ilk televizyonu biz almıştık. Alman malı Telefunken marka hem de siyah beyaz. O zamanlar renkli televizyonun esamisi bile okunmuyor. Babam kutusundan çıkarıp da sehpanın üstüne koyduğu zaman, annemin, kardeşimin ve benim yüreğim pır pır etmişti, tepeden tırnağa heyecan kaplamıştı her tarafımızı...

Hayatımızda buna benzer bir şey gördük dersek, o da sinemadır ama ona da kırk yılda ya bir kere ya da iki kere gidilir. Meraklıları bilirler, aslında televizyonun dünya piyasalarında at koşturması bin dokuz yüz otuzlu yılların başına denk gelir, her ne hikmet ise bize yaklaşık kırk yıl sonra gelmiştir. Yani Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bile görmemiştir televizyonu...

Neyse lafı uzatmayalım sadede gelelim. Biz bu Telefunken adlı arkadaşı alıp da evin başköşesine koyunca, en başta biz de, sonrada mahallede ki komşularda bir heyecan bir heyecan sormayın gitsin; ya da sorun sorun ben anlatayım o tarihteki televizyon ile olan teşrik-i mesaimizi. Sokakta herkes bizi işaret ediyor parmakları ile ''Vay be bayağı zenginmiş bunlar baksana televizyonda almışlar.'' Sanki uzayın derinliklerinden dünyaya uzay gemisi ile yabancı bir cisim gelmiş o da bizim evin salonuna düşmüş. Komşular bir seviniyor bir seviniyor, zannedersiniz Ankara düşman işgalinden kurtulmuş, o derece. ''Size ne oluyor kardeşim televizyon geldiyse bize geldi.''

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Irak'ta Suriye'de Filistin'de insanlar ölürken
Japonya'da tsunami oldu mu ya da Van'da deprem
bana ne diyemez
telefonda yardım mesajı atmanın
ya da yardım konserine gitmenin daha da ötesine geçmelidir şair
hem yüreği hem beyni ile

Devamını Oku