Ürkme ölüm deyince!
Ölüm nimet be gülüm
Düşününce az ince;
Zulüm değil o gülüm!
Diyorsan ki bu ne iş?
Uyar isen Hevana, kaybedersin davayı!
Terk edersen kulluğu; küstürürsün bil Hayy’ı!
Sonsuzluğu istersen; yönel dostum duaya!
Tevazuu yeğleyip, bırak artık havayı!
Sabretmeyi bilmeyen, kamil insan olamaz
Bilhassa da bir mü’min; ona lakayt kalamaz
O, her derde ilaçtır ve her bab’a anahtar;
Yani onsuz bir salik, maksuduna varamaz.
Ona lakayt kulların, tenkidi var Kur’anda
Yarım asrı devirdin vazgeçmedin inattan!
Yanlışta ısrar etmek, büyük zarar musırra!
Ters gitmeyi bırakıp, dem vur artık Onat’tan!
Gir kulluğun yoluna, veda eyle kusura!
Hiç boşuna uğraşma, tebdil olmaz bu yasa!
Nedir senin hedefin, anlamadım ey nefis?
Şayet gayen mut ise; yad’a gitme dine git!
Eğer uyup şeytana, kandırmışsa seni his;
Sakın kesme ümidi, bin kez şaşsan yine git!
Ya dost diye bir şey yok; ya da ırak o bana?
Sanki gerçek muhibbin, gitmiş tümü yabana?
Sözde dosttan ahbaptan, geçilmezken çarşıda;
Gerçeğiyle şu zatlar, zıtlar taban tabana.
Taviz, taviz doğurur dememiş mi atalar?
Demiş ama o sözden ibret alan nerede?
Şu günlerde bu bab’tan öyle çok ki hatalar!
Şaştım dostlar acaba hangisi var sırada?
Aç kurtlara muhabbet, kar-ı akıl olamaz!
Varsa sonda nedamet;
O arzunu adam et!
Yoksa bunun mümkünü;
Çek ipini idam et!
Sorgu varsa sonunda?
Her geleni yazarsa
Hoş ortamı bozarsa
Haddin aşıp azarsa;
Vay şairin haline!
Peridense ilhamı
Türk yaparsa Türkçülük;
Kürt de yapar Kürtçülük!
Sen yapma ki Türkçülük!
O, yapmasın Kürtçülük!
Kimse bunu başlatan;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!