Şeriat ne bilmeden; tarikata yönelme!
Fiil ancak bu tarzda, helal olur bilesin!
Her mürşidim diyenin, kapısında dinelme!
Yolu Hakka uymazsa; dalal olur bilesin!
Ey başını gururla, göğe diken cühela;
Sen beğenme seni de, seni Mevla beğensin!
Bir meniden olduğun, bilmez misin sen hala?
Söyle gafil nefsine, başını Hakka eğsin!
Ona hasken tekebbür, yakışır mı hiç sana?
Seviyorsan vatanı;
Düzelt artık hatanı!
Halis ise niyetin;
Önder etme şeytanı!
Hizmet beklerken yurdun;
Sevme diyen yok sana!
Çünkü sevmek fıtrattan.
Şu hususta Rab sana;
Der severken kork Haktan!
Hislerini denetle!
Nedir senin hedefin, anlamadım ey nefis?
Şayet gayen mut ise; yad’a gitme dine git!
Eğer uyup şeytana, kandırmışsa seni his;
Sakın kesme ümidi, bin kez şaşsan yine git!
Ya dost diye bir şey yok; ya da ırak o bana?
Sanki gerçek muhibbin, gitmiş tümü yabana?
Sözde dosttan ahbaptan, geçilmezken çarşıda;
Gerçeğiyle şu zatlar, zıtlar taban tabana.
Bozdu millet akordu, ihtiyaç var ayara;
Neme lazım demeyin, yardım edin akiller!
Dönüşmeden kansere, ümmetteki bu yara;
İrşat edin halkları, yapın dinden nakiller!
Otuz günlük oruca verdi Mevla'm nihayet;
Müjde bu gün arefe, yarın bayram mü’min’e!
Yiyip, içip, şükredin, siz ehl-i diyanet!
Bitti sahur, teravih, kaldı karı mü’mine.
Ne kadar da kolaymış, emr-i hakka ittiba
Mevla niye verir kula yetkiyi?
Elbette ki sınav için Tayyip Bey!
Göstermezsen o yetkiyle etkiyi;
Gelir başa binler afet Tayyip Bey!
Madem yaptı seni o bir başbakan;
İnsan için yarın yok, bu gün vardır birader!
Ama sen bu gerçekten, ne hikmetse gafilsin!
Her an gelip o ecel, sana arzı dar eder!
Buna rağmen yarına, hangi hakla kefilsin?
Değil yarın öbür gün, yok garantin akşama!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!