Geziyorum bu şehrin hiç bilmediğim,
adını dahi duymadığım sokaklarında
Hani bir ihtimal ansızın rastlarsam sana
Bakarsam gözlerine, tutarsam ellerini
Sarılırsam hasret kaldığım boynunun kokusuna
Son Çırpınışlar
Bir avuç gökyüzü kalmıştı avucumuzda,
Gittikçe daralan, rengi solan bir mavi.
Sustu kuşlar, rüzgâr fısıltısını kesti,
Belli ki yolun sonuna geldik seninle.
Bu bizim için son çırpınışlar,
Bir sigara yakar,
Sarılırım sana,
Kül olur içimde kalan
Son umut da…
Dumanın göğsüme çökerken
Sen dediğim anda tuluyor dilim susuyorum
Kelimeler boğazımda düğümleniyor
Gecenin bir vakti aklımda sen
Adını sayıklayarak uyanıyorsam
Düşlerimin dönencesinde
Çırpınan yüreğime sor beni
Sen dediğim anda tuluyor dilim susuyorum
Kelimeler boğazımda düğümleniyor
Gecenin bir vakti aklımda sen
Adını sayıklayarak uyanıyorsam
Düşlerimin dönencesinde
Çırpınan yüreğime sor beni
Ben kendimi unuttum
Neyi severdim ne ağır gelirdi
Bana
Seni düşünürken yüzüme yansıyan
Aptal bir gülümseme dahi
sensiz üşümüyorum artık
koyuyorum elimi kalbimin üzerine
Bu ilk yalnız kalışın degilki diye
Kıyıda köşede biraz umudum kaldı
sarıyorum yüreğimin
üşüyen yanını
Senden sonra hiç ısınmadı
Yüreğimin zemheri ayazı
Ne zaman düşünsem seni
Kafamın her köşesi işkence odası
Üşüyorum
Henüz söylenmemiş kelimeler var avucumda,
Birikmiş sessizliklerin ağırlığıyla eziliyorum.
Zaman, parmaklarımın arasından sızan ince bir kum gibi,
Tutmaya çalıştıkça daha çok eksiliyorum,
Kendi içimde bir gölge gibi büyüyor yokluğun.
Üzülme..!
Belki de yakışmadı, yüreğim yüreğine..
Ben sevmeyi, bir yemin gibi bilirken
Sen serin bir rüzgâr gibi geçtin içimden
Tutamadım...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!