Çaresizliğin ne olduğunu ..
Mezar başında saatlerce konuşup
Bir fısıltı olsun cevap vermediğinde anladım..
Simdi hangi ses hangi nefes
Korkularımla sıçrayıp kalkıyorum uykularımdan,
Gece bir zindan gibi çökerken omuzlarıma.
Kaçış yok sanki o karanlık uçurumlardan,
Düşüyorum durmadan ruhumun boşluklarına.
Hiçbir şey umduğun gibi olmadı bak,
Yollar hep başladığın yere çıkıyor.
Gönlünde söndürdüğün o son ocak,
Şimdi anılarla canını yakıyor.
Gözlerinde asılı kaldı binbir heves,
Derin bir yanlızlığın içinde
Bulursun kendini
Onca kalabalığa rağmen
İçinde kopan fırtınaları
Haykıramazsın isyanı ni
⸻
Yüreğim sanki bir dilenci,
kapında utançsız bekleyen?
Bir kırıntıyı sevda sayan,
Dilin ucuna gelir, bir düğüm olur bazen,
Anlatmak istersin de, kelimeler buz keser.
Dışarıda sessizlik, içinde koca bir boran,
Her acı söylenmiyormuş, sessizce derine eser.
Gözlerinde yaş birikir, dökemezsin saklarsın,
Şimdi tok musun?
Ben hâlâ o yarım dilimin eksik tarafındayım.
Oysaki bir dilim ekmeği bölüşmüşlüğümüz vardı seninle,
Aynı açlığa susmuş, aynı yokluğa direnmiştik.
Bir sofrada iki yarım insan,
Şöyle dönüp bakıyorum da
En cok kendimi özlüyorum
Hani böyle deli dolu hallerimi
Hiç bir şeyi kafasına takmayan
Bir sevgi için dağılmayan beni
Hoş geldin yine, eski dostum yalnızlığım,
Kapıyı çalmadan giren o tanıdık sızım.
Bu kez boş ver yarım kalan hikâyeleri,
Eskide kalsın o "nerede kalmıştık" izleri.
Farzet ki ben yanıldım,
Bir serabın peşinde, kumdan kaleler kurdum.
Farzet ki seviyor sandım,
Gözlerindeki o durgun suya, koca bir ömür yordum.
Farzet ki kapının eşiğinde kaldım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!