Seni beklemek...
Zamanın nabzını tutmak gibiydi avuçlarımda.
Her gün eksilerek,
Her gece biraz daha kendime sığınarak.
Gözlerimi yollardan çekmedim hiç,
Seni her hatırladığımda
Kocaman bir yangın başlıyor ruhumda
Eksik kalıyor bütün cümlelerim
Seni anlatmaya başladığımda
Bir bir eksiliyor sanki
Bir düşün, sen yokken
Canımı yakan ne varsa
Anlatmaya yüreğim dayanmazken…
Yaşarken neler çektiği
Bir ben bilirim
Birde üstüme yıkılan duvarlar
yine Eylül yine sensizlik
yine yalnızlık
Aslında alışkanlıklarımdan
Biridir
Sesine hasret kaldığım saatlerdeyim
Karanlıkla konuşuyorum sanki senmişsin gibi
Gözlerim yolda, kulağımda hayalin
Bir “geliyorum” deseydin, dünya susardı belki
Zaman akmıyor, durduğum yerde eriyorum
Gözümde tütüyorsun anne,
Yokluğun, odalarda yankı gibi…
Bir tabak eksik sofrada,
Ama en çok… içimde eksiksin.
Sessiz Adalet
Neler feda ettim, bilsen nelere şahit oldum,
"Nefesim" dediklerimin, nefesimi kestiği pusularda.
"Canım" diye sarıldıklarımın, canımdan parça koparıp,
Tırnak uçlarımdan ruhumu liğme liğme çekişini gördüm.
Sessiz gecelerde
kendime bile itiraf edemediklerim var.
Bir bakışın eksik mesela,
bir de “iyi misin?” deyişin…
telefonun ekranına bakmakla
Sessiz Kimsesizlik
Anlatamam ki,
Gidişinin verdiği o yoksunluğu,
O kimsesizliğimi...
Gidişinle başlayan öksüzlüğümü.
Koyuyorum başımı yalnızlığımın omzuna,
kırmamak için sessizlik denen
O limana sığınıyorum usulca,
sonradan aklım başıma geliyor.
ve ben,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!