Kayıp bir şehrin dar sokağındayım,
adım adım eksiliyorum kendimden.
Duvarlar suskun, taşlar yorgun,
Belkide benden daha yorgun adımlarım
Camları kırık evler gibi anılar,
Şöyle dönüp bakıyorum da
En çok kendimi özlüyorum bu aralar
Hani böyle deli dolu hallerimi
Hiç bir şeyi kafasına takmayan
Bir özlem için ağlamayan
Bir sevgi için dağılmayan beni
Bilinmedik bir hüzün var içimde
Ne yana baksam yağmur bulutu
Gönlümde birikmiş kırık cümleler
Dudağımda titrek bir sessizlik yutkunur
Adını anmak bile ürkütüyor beni
Bin ay gibi geldi sanki sen gideli
Geçmeyen zaman gibi
Takvim durdu, akrep yelkovanı unuttu
Saatler bile seni bekliyor gibi
Gözlerim her gece aynı yıldıza dalıyor
İnsan bir günde yok olmuyor aslında
Yavaş yavaş kırıla kırıla
Gülüşünden neşesinden çalınarak
Kayboluyor kendinden heveslerinden
Önce sesindeki o ışıltı sönüyor
Öyle bir acı ki bu
Çektiğim sigara dumanından
Daha fazlası çıkıyor içimden
Sana nasıl anlatayım
içimde kıyametler koparken
bir umut kırıntısı da olsa sen getir bana
içinde kaybettiğim herseyden olsun
biraz senden biraz benden
En çokta yıkılan hayallerimden olsun
Sen benim aklıma gelmeden
Hemen az önce
Ben çok mutluydum aslında
Resmin yoktu masamda
Ne yapalım şimdi
Onca yaşanan ne varsa
Tek kalemde silelim mi
Ya da yeni tanışmış gibi
Her şeye yeniden mi başlayalım
Geçmiş masada dururken
Biz fincanı ters mi çevirelim
Yoksa göz göze gelip
İlk defa konuşur gibi mi bakalım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!