........................................
ZEHRİ-MELÂL
ᥫ᭡。𓅪
........................................
Gece, odanın duvarlarını daraltan
o ağır sessizliğe bürünüyor;
Saat, her gece aynı cellat
dakikasına kuruyor düzenini.
...
Dışarıda toprak çatlıyor.
Nehirler yatağını değiştiriyor delice.
Ben kendi göğüs kafesimde,
içimde biriken o tuzlu suda
boğuşuyorum uykuda.
...
Kimse duymasın diye
Karanlığa gömülen haykırışlarımı,
Bir tüy yastığı dişlerimin arasında
parçalarcasına ısırıyorum;
Yutkunamıyorum...
Boğazımda düğüm düğüm kalıyor
atılmamış çığlıklar.
...
Bir şimşek çarpmasıyla
sıyrılıyorum uykudan;
Sırıl sıklam uyanıyorum
kendi zehrimin terinden.
Camda donuyor nefesim,
Odanın içi dışarısından da soğuk;
Üzerimdeki o yorgan şimdi
tonlarca ağırlıkta,
Kemiklerime kadar işliyor bu
dipsiz çaresizliğin kılıcı.
...
Mevsim dışarıdakileri yaşatmak için
kabuk değiştirirken,
Sıkıca kilitliyorum pencerelerimi o
kayıtsız hayata.
Sol yanımda,
sökülmez paslı bir demir gibi
ağırlaşıyor sızı;
Beynimin loş kıvrımlarında,
bir metronom gibi uğulduyor
o deli çarpıntı.
...
Gözlerim şiş, pınarlarım kuru;
Karanlık tavanı delercesine
dikiyorum bakışlarımı.
Parmak uçlarımda morarmış bir uyuşukluk
Nefes boruma çöreklenmiş
nasırlı bir pençe...
...
Bazen kesiliyor havsalam.
Bu dört duvar üstüme üstüme yürüyor;
Başımı geriye atıyorum,
tırnaklarım boğazımda tepiniyor.
Ne nefes kalıyor geriye,
ne de bir kelime;
Boğazımdaki o kördüğümle,
Sessizce ölüyorum öylece...
........................................
Şiir: asssiya ᥫ᭡。𓅪
Kayıt Tarihi : 7.10.2026 02:04:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!