"Gürültülü bir dünyada
kendi suskunluğuna boğulan
tüm ruhlara..."
ᥫ᭡。𓅪
BUĞULU ZAMAN
........................................
Sensizliğin akordunu yitirmiş
yaralı notalarda,
Kırık bir ses gibi
çırpınıp duruyorum
gecenin göğsünde.
Sonsuz bir bekleyişin
dumanlı kucağında yüreğim,
Kendi direnişine yabancı,
kendi kederine kimsesiz...
Zaman, pıhtılaşmış
ağır bir nehir gibi
pusu kurmuş kanıma;
Geçip gitmiyor,
ruhumun diplerinde
katran gibi tortulaşıyor.
Pas kokan dilsiz duvarların
ortasında daralıyor Yüreğim;
Soluğum, kırık bir cam kesiği...
Devrilen tavanın altında
tek bir nefeslik pay bile
kalmıyor bana.
...
Biz hiç konuşamadık seninle,
heceler kıyıda can verdi;
Aramızda aşılmaz
bir suskunluk çölü
büyüdü günden güne.
Ne ben içimdeki yangını
anlatabildim sana,
Ne sen o yangının külünü
görmek istedin gözlerimde.
Hiç ama hiç anlamadın beni...
Ne derin bir kuyuydum
senin için, ne gökyüzü.
Bir İnsan, görmek istemediği
bir yangının külüyle daha
kaç defa boğulabilir..?
...
Şimdi duvarlar soğuk bir zırh
gibi kapanıyor üzerime;
Seslerin mülteci olduğu
bu ıssız vakitte,
Metalik bir çürüme yayılıyor
zamanın eklemlerinden...
Ve ben, hiç gelmeyecek olanı
beklemenin o muazzam
boşluğundayım.
Dünya kendi gürültüsüyle
akıp giderken,
ben suskunluğa gömüldüm;
Sana ulaşamayan her kelime
ağır bir taş oldu göğsümde.
Anlaşılmamış bir ömrün
kırık aynasından
bakıyorum şimdi dünyaya:
Ne nehrin karşısından
gelecek bir ses var artık,
Ne de o sese yankı verecek
bir ben...
İşte bu yüzden sensiz yetim kalmış sesim
işte bu yüzden suskunum...
Şiir: @asssiya ᥫ᭡。𓅪
AsssiyaKayıt Tarihi : 7.10.2026 02:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!