Işığın ilk kırıldığı yerde durdum;
dünya aşağıda, küçük ve gürültülüydü.
Ruhum o yüksekliğin sessizliğine tutundu,
zamanın bittiği, gökyüzünün başladığı o sınırda.
Bir şafak vaktiydi, hani insanı kendine yabancılaştıran.
Güneş içime sızarken anladım:
ait olduğum yer, ömrümü tamamlamak istediğim o boşluktu.
Fakat akşamına eremediğim bir döngü bu;
ışık çekildi ve ben o ayazda, yarıda kesildim.
Şimdi nerede yürüsem, ayaklarım o uçurumun kenarı.
İçimde bir tapınağın yitip gitmesi,
bir şeylerin kök salıp, gövdesiz kalması gibi bu sızı.
Kalbim orada, o sarsılmaz yalnızlığın koynunda kaldı.
Ne aşağıya ait olabiliyorum artık, ne yukarıya.
İçimde taşlaşan bir hüzün,
gözlerimde yarım kalmış bir gökyüzü var.
Kayıt Tarihi : 18.10.2026 16:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!