Mukim Şiiri - Ercan Kara

Ercan Kara
14

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Mukim

Kaya çatlaklarından sızıyor o sert bakır rengi,
Yukarıda bulutlar, keskin bir kireç beyazı.
Burada yapraklar dalından öyle usulca düşmüyor;
Kuru bir gürültüyle, toprağa çarparak eksiliyor orman.
Güz, bu yüksek sırtlarda sızlanacak bir veda değil,
Kurulmuş bir mahkeme gibi dikiliyor karşımda.

Göğsümdeki bu daralma, vadilerin darlığından değil;
Geniş bir ömrü gövdede taşımaktan yorulan iç kale.
Ne gitmek bir zafer bayrağı bu saatten sonra,
Ne de bu sarı kırımın ortasında kalmak yenilgi.
Aşağıların o gürültülü uğultusu,
Gelip ayaklarımın dibindeki taşın sertliğine çarpıp dağılıyor.

Hasret dediğin, insanın kendi gölgesiyle tartılmasıdır.
Korkmuyorum vadileri dolduran o gri dumandan;
Gözü kara yangınlar, o çocuksu isyanlar çok geride kaldı.
Şimdi burası; solan bir ormanın en kuytu koynunda,
Kendi ağırlığıyla toprağa basan bir bedenin,
Rüzgâra hiç eğilmeden, sabırla kışa yerleşmesidir.

Ercan Kara
Kayıt Tarihi : 19.10.2026 09:11:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!