Yılmaz Örmeci Şiirleri

58

ŞİİR


31

TAKİPÇİ

1962 yılında Afyon'un Bolvadin ilçesinde dünyaya geldim. Çocukluğum babamın sağlık memuru olması nedeniyle Dinar, Çay, Çifteler ilçelerinde geçti. Çifteler'de Atatürk İlkokulu'nu 1974 yılında bitirdim. Aynı yıl babamın vefatı nedeniyle baba ocağı Isparta'nın Senirkent ilçesine gelerek Ortaokul ve Liseyi Senirkent Lisesi'nde okudum. 1980 yılında İstanbul Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi Kadıköy İnşaat Mühendisliği'ne girip 1986 yılında mezun oldum. Askerliğimi İstanbul'da yedek subay olarak yaptıktan sonra Antalya'ya yerleşerek evlendim. ...

Yılmaz Örmeci

Bahar geldi, çiçek açtı ağaçlar,
"Gel" de bana, koşa koşa gelirim.
Öter öksüz bıraktığın ardıçlar
İki elim kanda olsa gelirim.
* * *
Sıkıntıya düşer isen beni an,

Devamını Oku
Yılmaz Örmeci

Gel Kahve Gözlüm
Sensiz çok soğuk buralar
Elim ayağım buz kesti bak
Güneş gibi ısıt beni
Zifiri karanlık her yer
Gel de ışıt beni.

Devamını Oku
Yılmaz Örmeci

Bir zamanlar ormanda,
Hızlı mı hızlı bir Kısrak varmış.
Diğer kısraklara da, öbür hayvanlara da
Yarışlarda fark atarmış.
Bütün hayvanlar bu kısrağa imrenir,
Hatta kıskanırlarmış.

Devamını Oku
Yılmaz Örmeci

Bir kızılderili atasözü der ki:
"Suda kavga eden iki balık görürsen bil ki az önce ordan uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir."
Halkı birbirine kırdırıp aradan sıyrılmak, ekonomik zenginliklere konmak, petrol, maden ve ucuz iş gücüne sahip olmak, daha daha ve daha da zenginleşmek. Emperyal (Yayılmacı) projelerin temel amaçları budur.
Kendi zenginleşip güçlenirken dünya ne yaparsa yapsın umurunda değildir. Önce böler, birbirine düşman eder, zayıf tarafı güçlendirmek için silah satar ki denge kurulsun ve daha dengeli mücadele olsun, daha çok insan kırılsın. Parası varsa alır, parası yoksa ele geçirilen topraklardaki maden ve petrol karşılığıdır silahların.
Son 300 yılda para ve safahatın tadını alan Batı son yıllarda iyice kudurdu. Artık elini sürmeden çeşitli proje ve oluşumlarla tüm dünyayı çete gibi, mafya gibi yönetiyor; terör örgütleri, radikal dinci gruplar kuruluyor ve destekleniyor.
Kendilerine yasal ortam hazırlayarak suçların en büyüklerini işledikleri halde ülkelerin yönetimleri ve yasalar el süremiyor. Siyasi ve askerî güçler, basın ve sanat ellerinde oyuncak. Önce ikna, sonra şantaj, sabotaj, zorlama, gizli veya açık pazarlık yöntemleriyle her türlü dini ve siyasi oluşumla başa çıkabilme yetenek ve gücüne sahipler.

Devamını Oku
Yılmaz Örmeci

Dünyada zaten "İnsan" olarak yaşayabilmek başlı başına bir sorun.
Türkiye'de yaşayabilmek ayrı bir sorun,
Türkiye'de "Kadın" olarak yaşayabilmek ise apayrı bir sorun.
Diğer birçok sorun Türkiye'de Kadın yaşamını tehdit ediyor, zaten zor olan yaşam koşullarına bir de kadın olduğu için ek sorunlar yükleniyor.
Daha önce de yazdığım gibi kadınlar kendi sorunlarını bilmiyor, sadece kendi bakış açısıyla değerlendiriyor, tamamıyla "Kadın" sorunlarına geniş açıdan bakıp sorunları ortaya koyabilen de, bunlara çözüm önerisi getiren de nerdeyse yok. Birçok yazı ve eylem basmakalıp sözlerle, erkek egemen toplum söylemleriyle, "Kahrolsun Erkekler" sloganlarıyla geçiştiriliyor, görevini yapmış (!) olmanın huzuruyla bir dahaki Kadınlar Günü bekleniyor. Bu yazımda kısaca dünyada ve Türkiye'deki sorunları ve bazı işlenmemiş kunuları ele alacak, çözüm yolları göstermeye çalışacağım.

Devamını Oku
Yılmaz Örmeci

Yine sıkıştık milletçe,
Atatürk; gel kurtar bizi.
Sana mektup yazdık Türkçe,
Atatürk; gel kurtar bizi.

Tembel tembel oturalım,

Devamını Oku
Yılmaz Örmeci

Serbest şiir yazarmış, estetikten bigâne,
Ne hece ölçüsü var, ne vezin, ne kafiye.
* * *
Böyle şiir olur mu, yok mu okura saygın?
Ne güzellik var bunda, ne de bir sanat kaygın.
* * *

Devamını Oku
Yılmaz Örmeci

Türkler tarih boyunca kadına erkekle aynı değeri vermiş; mirasta, hukukta ve sosyal alanlarda hatta devlet yönetiminde kadınla erkeği bir tutmuştur. Börte Hatun, Tomris Kağan, Suyun Bike, Begüm Sultan gibi kadın hakanlar, destanlarda ve masallarda Umay Ana gibi mitolojik kişilikler vardır.

Kadınlara karşı şiddet, tecavüz ve her türlü saldırı en ağır şekilde cezalandırılırdı. Kadınlara şiddet kullanmak Türk töresinde asla yer almamış; Dede Korkut hikayelerinde, Türk destanlarında ve masallarında bu konu işlenerek belirtilmiştir. Kadınlar da savaş zamanlarında erkekle birlikte yerini alır; ok atmayı, kılıç kullanmayı ve ata binmeyi bilirlerdi. Mülk edinme ve ticaret yapma hakları vardı, her türlü sanatla uğraşır, erkeklerin yaptıkları her işi yaparlardı.

Hakanın eşi Hatun veya Katun ünvanı ile Kurultaylarda ve önemli resmi toplantılarda Hakanın yanında yer alırdı. Hakan savaşa katıldığında ülkeyi yönetir, tüm yetkilerini kullanırdı.

Devamını Oku