sesinle bile beni dövdüğün
tek bir cümleyle kırdığın
simsiyah
bir akşamım ben
ve uykusuz onca zamandan sonra,
kocaman bir "ne" girdi aramıza
hiçbir şiire yağmur yağmaz oysa
güneş açmaz hiçbir ağrıya
"karşı evin duvarında" diye
beğenmediğin çiçekler var
rengini başka gözlere saklayan
bilmiyorsun, içindeki su nerede
toplanırsa
orası kurur en fazla
yağmur en çok ormanlara akıtır
zehrini
onca kuraklığın ardından
sol gözün her zaman bir heyelana
kurban gitmez
sağ gözün unutandır
asıl gerçeğini
onca ihanetten sonra
sevgilim, insanlar çok aç
çok vahşi
çok entel çelişkiler içinde
sürekli kapıda havlayan köpekler mesela
tel tel dökülüyor zamanın
eteğinden dışarıya
en az bizim kadar
sormak istemiştim sana ilk defa
aramıza kocaman bir "ne"
girdiği zaman
gök nerede küçülür, yol nerede biter
nehir nerede çoğalır
nerede eksilir su
ellerin mi daha uzun
gözlerin mi daha fazla
misal, her sevişme sonrasında hangi yalan aşk
aynı şiddetle
susabilir ve dokunabilir kendi
gerçeğine bu kadar
ve kim bu kadar imkânsız sever
kendi katilini anlatsana bana
sevgilim, bu çıban, bu imkânsız şiir
neden bu kadar derinde
ve neden bu
tertemiz su şimdi bu kadar bulanık
akıyor ellerimizden
sevgilim, her gün senden sonra
çoğalan bu eklemsiz "ne"
senin bu sevgisizliğine
en ağır sessizliktir, inan
bu şiirin
suçlusu sensin...
Kayıt Tarihi : 30.12.2020 22:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!