Bıktım nankörlerden bıktım dümyadan,
Haz alamam yaşam denen rüyadan,
Başka özel dünya olsa ayrıdan,
Başka dünya olsa çeker giderdim.
Kendi eli ile kendini koyar kafese,
Yinede şükür derim ben bu halime,
Dürüstte olsam birşey geçmez elime,
Nasıl zengin olunur tek kelime,
Dostum neden sende varda bende yok.
Çalışmakla zengin olsa dedem olurdu,
Çok hırçındı şimdi indi oturdu,
Ehlileşti kötü huyu bitirdi,
Parmağını bal küpüne batırdı,
Gel Muharrem eski yola geri dön.
Cadde bostanlarda barda gezerdi,
Anlamaz öküze söyleme hoyu,
Uzamış iki ayaklı devenin boyu,
Mal mülk kahramanı cahilin toyu,
Kaybetmiş benlğini olmuş şımarık.
Dünkü masum bu gün olmuş dikkafa,
Büyük balık yutar küçük balığı,
Herkes bilir çulsuz cebi deliği,
Yorulmuş hayattan çıkmaz soluğu,
Yoksulsan fakirsen kimse tanımaz.
Zenginsen çok olur peşinden koşan,
Dicle ile fırat derinden çağlar,
Dumlu pınar puslu yas tutar dağlar,
Atasını seven her insan ağlar,
Her sene bizlere yastır 10 Kasım.
Her kim dil uzatsa onu kınarız,
Şükür olsun kısmet veren Tanrıya,
Kıştan ilkbahardan yazdan sonraya,
Gönlümde gözümde bitmeyen rüya,
Sonbaharda garip gönlüm açılır.
Oniki ayda bir gelir yineler,
Kulağında küpe burnunda hızma,
Kadın kıyafetli erkekden bozma,
Ninen gibi sırma saç ile gezme,
Ben böyle erkeğe erkek diyemem.
Bu dünyada yaşanmıyor Meleksiz,
Helede ateşsiz helede közsüz,
Meleksiz dünyada olmuşum öksüz,
Cennet Dünya Meleklerin çok hoştur.
Bahtım kara ben kadere küserim,
Uyudum uyandım sanki bir rüya,
Gözüm açıp baktım koskoca dünya,
Dedimki kavuştum havaya suya,
Güneşe bakmaya vaktim olmadı.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!