Gece saat sıfır üç sene iki bin on üç,
Yine koptu fırtına durum bir acayip güç
Üç aydır ben burdayım görmemiştim böyle hiç,
Yine coştu marmara on dört eylül sabahı.
Tuzla'dan bu tarafa vurur dalga sahile,
İlkbahar yaz sonbahar adıda güzdür,
Ömrüm çalar aylar yıllar hırsızdır,
Elli ise elli yüz ise yüzdür,
Üç günlüktür dünya ömür kısa yol.
Olurmu ölümün yaşlısı genci,
Herkesin malmülkü kendine haktır,
Varsa paran pulun yok ise yoktur,
Vade yetti engel olamaz doktor,
Omuzlar üstünde alır giderler.
Varsa malın mülkün her gün överler,
Gel kardeş uğraşma hali yamanla,
Eğer insan isen derdimi anla,
Alan almış satan satmış zamanla,
Para bizim gibi gariplerde yok.
Fakir yoksul dert çileye alıştı,
Yapmayı düşünmez yıkar durmadan,
Haz alır zevk alır vurup kırmadan,
Çok güvenme süal edip sormadan,
Ne beklersin özü çürük insandan.
Çoban olsa kurt dadanır sürüye,
Önce iyi düşün İnsanca yaşa,
Şükret haktan gelen ekmeğe aşa,
İstersen ağa ol istersen Paşa,
Asıl gerçek dünya ordadır orda.
Yaşananlar hayatta sanki bir roman,
Laftan almaz sözden almaz yol bilmez,
Düşmana inat dosta iki adım gelmez,
Allah bilir böyleler sürünür ölmez,
Gamsız iddaasız Ördek kursaklı.
Ördek derken ördek bile bundan iyidir,
Hep dersin dediğim olsun,
Ne ayaksın sen ne yolsun,
Utan birde Dindar kulsun,
Olmaz böyle dikdatörlük.
Bahsedme Dinden İmandan,
Çaresizler çare arar her yerde,
Dünya garipleri düşürür derde,
Sevgi saygı eski insanlık nerde,
Dürüstte olsan halden bilen olmazki.
Gidişat bu bozuk düzen bu haller,
Düşünrüm hep sorarım ben bana,
Sefil beden yazık günah bu cana,
Tek kurtuluş yolu candan bıkana,
Ölmeyince dert kederim bitmezmiş.
Göz klavuz yalan değil görünen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!