Düşünürüm hep kendime sorarım,
Bu dünyada ehli insan ararım,
Nerde hani yoktur kendim yorarım,
Çok her yerde nokta nokta çocuğu.
İnsanlar acayib şeytandan beter,
Alır gider ecel ferman dinlemez,
Dünya fani kör cahiller anlamaz,
Para mal mülk ölümleri önlemez,
Ne yazık ki ölüm acı bil kardeş.
Orda yoktur tahtın sarayın,
Kapıldım dünyanın intizarına,
Bilinmez ki ne olurum yarına,
İsyankârlık fayda etmez soruna,
Bilmem böyle nere gider bitginlik.
Yeşermedim kökenimden kurudum,
Koyunlar avanak çoban uyanık,
Ne gerek şahide işte bu tanık,
Sürüyü bir araya toplar bir ıslık,
Gökten taşda yağsa size gerektir.
On liralık bir tüp yetmişe çıktı,
Mecnunu Leylaya götüren aşkı,
Aradım da bulamadım bir türlü,
Yıkık,viran oldu kabimin köşkü,
Bilmem neden gülemedim bir türlü.
Kirpikler perişan,gözler kan,çanak,
Yalan dünya dosta,evlada yandım,
Ne bilem ki bende adamdır sandım,
Bende şu dünyada şuna inandım,
Kıymet bilmez kimse boşdan boş imiş.
Geçmiş dünya tarhanayı, çorbayı,
Gitti Muhammetim gitti Metinim,
Yanar şimdi sönmez tüter tütünüm,
Onlar idi benim kalpte bütünüm,
Meydan sana kaldı kör Bolu Beyi.
Hiç gülmedin gariplerin yüzüne,
Al başına çal diyorum mal mülkü,
İnsanlıktan başka hepsi boş bilki,
Akıllanmaz iki ayaklı tilki,
Dünya zalim insan boşa uğraşır.
Zor hayattır kimse bilmez yokluğu,
Kaş yapayım derken çıkarma gözü,
Önceden söyleme sonraki sözü,
Kendinde bulursun utanmaz yüzü,
Kalp kırma boş dünya boş uğraşma.
Deli dolu birazcıkta şen şakrak,
Bitmez Keziban'da bitmezki merak,
Derim be Keziban telaşı bırak,
Tipi boran kıştan kıştır Keziban.
İşe koyulunca hadi ha hadi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!