Yirminci yüz yılda hele bu çağda,
Nedendir bilmem ki kula kul olduk.
Kentin ortasında sanmaki dağda,
Nedendir bilmem ki kula kul olduk.
Hep sözlerim dürütlüğe tarifim,
Ben böyleyim akıl almaz herifim,
Aç kalsamda dürüstlüktür şerefim,
Veren Allah dostum kula kul olma.
Akıl almaz yalakalar, yaftalar,
Sararmış gül benzi güller demeti,
Yağar üzerine hakkın rahmeti,
Sensiz dünya ben neyleyim cenneti,
Sırıtıp kokmayan gül neme lazım.
Buğday taneleri burçak başağı,
Geçer gider böyle ibreti alem,
Erler Evliyalar sizlere selam,
Gün azgın kullara kaldı vesselam,
Nere gider böye haller nice olur.
Vaz geçmem ben Şah'ı Merdan Ali'den,
Doğdun bu dünyaya bir insan geldim,
Çiçeği burnında tomurcuk güldün,
Yaş on beş deyince akıllı oldun,
Bu dünyaya gönül bağlamak niçin.
On altı yaşında sevdalı yelsin,
Güzeli görünce olurum sarhoş,
Cazibe gözleri güzeller çok hoş,
Yaşanmaz güzelsiz dünya bana boş,
Bu dünya güzelsiz neye yarar ki.
Leylasına Mecnun olmasa aşık,
Kapıldım dünyanın intizarına,
Bilinmez ki ne olurum yarına,
İsyankârlık fayda etmez soruna,
Bilmem böyle nere gider bitginlik.
Yeşermedim kökenimden kurudum,
Koyunlar avanak çoban uyanık,
Ne gerek şahide işte bu tanık,
Sürüyü bir araya toplar bir ıslık,
Gökten taşda yağsa size gerektir.
On liralık bir tüp yetmişe çıktı,
Mecnunu Leylaya götüren aşkı,
Aradım da bulamadım bir türlü,
Yıkık,viran oldu kabimin köşkü,
Bilmem neden gülemedim bir türlü.
Kirpikler perişan,gözler kan,çanak,
Al başına çal diyorum mal mülkü,
İnsanlıktan başka hepsi boş bilki,
Akıllanmaz iki ayaklı tilki,
Dünya zalim insan boşa uğraşır.
Zor hayattır kimse bilmez yokluğu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!