Bu mahkümlük ceza evinin dışında,
Hayat karmaşası terslik işinde,
Kış fırtına boran varsa başında,
Eli kolu bağlı hayata mahküm.
Açlıkla sefalet kuruşa muhtaç,
İnsan yaşatılır diri yakılmaz,
Uzaktan yakından dardan bakılmaz,
Hüner gibi madalyonlar takılmaz,
Benim hıncım lanet şeytan yobaza,
Halk dilinde derler ona abaza.
Sana sözüm sana kardeşim Hayri,
Yaştır bu ayaklar bıraksan gayrı,
Senin olmayanın sana olmaz hayırı,
Bilki sana fayda gelmez Mine'den
Bu ayaklar kokar bu işler yaştır,
Yasacılar doldurdular masayı,
Merak ettik meclisdeki tasayı,
Oku Çankaya'dan gelen yasayı,
Bizde emeklilik mezara kaldı.
Neyimiş Avrupa insan yasası,
Ardahanlı Muharreme sözlerim,
Muharremim her gün seni izlerim,
Yanar barut gibi alev közlerin,
Gelen gider çilen bitmez Muharrem.
Gelir gider kasım gibi korkaklar,
Sen besledin yezit kafir,şimiri,
Doksan üçte kimden aldı emiri,
Yananların geri gelmez ömürü,
Yazık Sivas sana mollalar doldu.
Bunlar hacı değil sahte muskacı,
Kapıldım dünyanın intizarına,
Bilinmez ki ne olurum yarına,
İsyankârlık fayda etmez soruna,
Bilmem böyle nere gider bitginlik.
Yeşermedim kökenimden kurudum,
Mecnunu Leylaya götüren aşkı,
Aradım da bulamadım bir türlü,
Yıkık,viran oldu kabimin köşkü,
Bilmem neden gülemedim bir türlü.
Kirpikler perişan,gözler kan,çanak,
Deli dolu birazcıkta şen şakrak,
Bitmez Keziban'da bitmezki merak,
Derim be Keziban telaşı bırak,
Tipi boran kıştan kıştır Keziban.
İşe koyulunca hadi ha hadi,
Şu yalan dünyaya oldum aşikar,
Ne deyim ki kaderimin gözü kör,
Şükrettim, etmedim isyanlı küfür,
Ne mutluki yaradana borçluyum.
Bana taş atana gülleri saçtım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!