Güneş doğar dört bir yanı ısıtır,
Ay doğar geceye yıldız süsüdür,
Güzelim dünyaya ışık yansıtır,
Bütün canlılara özeldir dünya.
Güzel toprak verir bize nimeti,
Yetti artık ağam ağam diyerek,
Ömür bitti peynir ekmek yiyerek,
Bıktık artık boş sözleri duyarak,
Seçim geldi oy isteme yüz varmı.
Kuşlar konsun yatın ile katına,
İsyanı mazaret, birde işim yok,
Hiç yoktan laf sokar, mazareti çok,
Hanım savaş açar saplar bana ok,
Ağlanacak halim neme güleyim.
Gör ki, bir çene var borazan,kaval,
Giresun İlinden karadenizli,
Hakka aşık sırrı kalbinde gizli,
Hoş görü şefkatlı hep güler yüzlü,
Gerçek dostluk bu der Mustafa yılmaz.
Her zaman her yerde Rabbine düşkün,
Müdürün köpeği pitbulla, kangal,
Koparır zinciri tanımaz engel,
Yüreğin yiğitse dışarıya gel,
Yiğit nasıl imiş görsün soytarı.
Karstan geçer kötülüğün tüneli,
Düşünmez kimseyi egoist, bencil,
Sana seni rezil etmektir hıncı,
Akıldan piyade budur inancı,
Memlekette böyle çoktur sümelek.
Sanki bu dünyada kısmet verici,
Varlık dünya, bizler nesil,
Bundan sonra başlar asıl,
Dünya yalan, ömür fasıl,
Yürür hayat usul usul.
Geldi hayat kağnısı.
Bir gerçek var ne gerek var havaya,
Kuru yağsız yemek sarar tavaya,
Yüzler gülmez hüzün çöker yuvaya,
Ne yaparsın elde avuçta yoksa.
Atamazsın sökük yırtık yamayı,
Ararım herzaman var mıdır başka,
Çilesi nusubet sözüm yok aşka,
Elimde olsaydı gelmezdim keşke,
Lanet yalan dünya bana az geldi.
Hayat geçim, telaş bitmez sıkıntı,
Düşündüm taşındım eski zamanı,
Şimdi gençlik dinlemiyor amanı,
Yaşlanınca olan hali yamanı,
Söz kâr etmez evde iki çocuğa,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!