Sebebisin içimdeki yangının
Ateşi sen koydun, közü sen koydun
Hep kanayıp durdu âh şu sol yanım
Yarayı sen koydun, tuzu sen koydun
Aşığın ömründen eksilmez hazan
Mevsimler ahdini tutmaz sevdada
Ne mantık aranır ne de bir izan
İki iki de dört etmez sevdada
Sevmek için mutlak bir sebep olur
Gönlünün aktığı kızı seversin
İlk görüşte sanki aklını alır
Ay gibi parlayan yüzü seversin
Aşkın öyle kutsal ki, kim demiş ayıp
Öyle sevmiştim seni anlatayım hele dur
Sevdanın en saf hali, özü gibi sevmiştim
Mahkûm eyledin sana, ister sal ister öldür
Bunca yıllık ömrümün gizi gibi sevmiştim
Sen değil miydin söyle başını alıp giden
Ansızın çekip gittin hiç ardına bakmadan
Kimselere demeden, bir haber bırakmadan
Düğümlenir boğazım andıkça hep ismini
Koynumda taşıyorum eski püskü resmini
Şu cihanda her acıyı tattım ben
Hiç ummazdım geldi sıra sevdaya
Yavaş yavaş yandı tutuştu beden
Açılmış kanıyor yara, sevdaya...
Bir aşk için hiçe saydım bu canı
Yıllardır kilitli kalan gönlümün
Kırdım kilidini gir şiir gözlüm
Ürkek durma öyle neşeni takın
Kurul başköşeye dur şiir gözlüm
Şehir şehir izin sürdüm bir ara
Kanayan tüm yaralar gün gelir kabuk bağlar
Onlarca yıl geçse de izi kalır vesselam
Gidene “ güle güle” tabi denilir amma
Yürekte hiç dinmeyen sızı kalır vesselam…
Üç kuruşluk dünyanın olmaz fazla ederi
İyi oku gül yüzlüm sana bu son mektubu
Son yarım sigaramı yakarak yazıyorum
Bir yandan göz ucuyla izliyorken mehtabı
Bir yandan da resmine bakarak yazıyorum
Sinemdeki yaralar geçmiş olsa da bini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!