Kaptırdım yüreğimi vefasızın birine
Gördükçe eriyorum oralı bile değil
Kabuk tutmaz ki yara, gayet indi derine
Boşuna sarıyorum oralı bile değil
Sevda değilde nedir bendeki,nasıl desem
Vefasız biriyle çıkarsan yola
Hedeften saptırır, yolundan eder
Bülbülün çektiği bunca ah güle
Tüketir ömrünü dilinden eder
Cehaletle kibir toplumsal yara
Dün Kapalı Çarşı'da rastladım eski dosta
Ömür yaprağım soldu, mevsim-i hazan dedi
Dedim geldi Ramazan, nedersin bu hususta
Otuz gün olmasaydı tutardım bazen dedi
Biliyorsun sana olan sevdamı
Naz etsen de yorulmaya razıyım
Hiç diner mi bu garibin meramı
Öpmesem de sarılmaya razıyım
Bir kız bulmuşlar bana, gittik gördük evleri,
Curcuna bol otobüs durağına benziyor
Kılı tüyü ganice, bir tuhaftı halleri
Deli dolu kahveci çırağına benziyor
Sürmüş de sürüştürmüş, her nesneden takısı
Gökten taş yağarsa şu başımıza
Ele ufak bana irisi düşer
Sıcak çorba değmez hiç dişimize
Pay olsa ekmeğin kurusu düşer
Bahtsızlık mı, şans mı hele de bana?
Ne ağayım ne de beyim
Serden geçmiş divaneyim
Aşk odunda pervaneyim
Yar görmedin gitti beni
Gönül kılmış ise karar
Ben seni bin dokuz yüz seksenlerden tanırım
Avare dolaşırdın, çöpün yoktu Celayir
Cep delik cepken delik; miras kaldı sanırım
Yırtığını dikecek ipin yoktu Celayir
Eyvah! Yine geldi seçim zamanı
Vatandaşı çıplak koyana oy yok
Yalaka kapladı her bir dört yanı
İblis libasını giyene oy yok
Sen gidince can parem hasret doldu dört yanım
Terk eyledim sılayı, durmadım senden sonra
Vermedi hiç teselli ne hatıram, ne anım
Bir daha da gün yüzü görmedim senden sonra




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!