Yine de minnettarım ....
Koca metropollerde bir it yalnızlığı bazen.
Rüzgârları hapsetmenin çılgınlığında.
Ara sokaklarda kendi hikayesine yanan isli lambalar.
Eski bir saat kulesinden tam onikiye takılıp kalmış akrep ve yelkovan.
Yine de günde iki kez doğruyu göstermenin aldatıcı mutluluğunda.
Tebessüm dalgası nereden geldiği belirsiz.
Acılı bakışların gölgesinde sözcüklerin katlediliş sahnesi.
Masum kuş yavrusu, sinsi bir kedi bakışında açlığın histerilğinde, yalvaran bakışlarda kurban edilmek isteniyor.
Kitlesel kötülüğün var oluş sahnesi bu,
Katliama kurban edilirken lirik bir melodi.
Kendi iğmelerimden
yuvarlandiğım olur bazen.
Küçük sularda,
büyük gemiler yüzdürmek isterim.
İmkansızı yaşamak isterim,
Tüm günahları yüklenip; geçmek istedim azgın akan nehrin kırık dökük köprüsünden.
Dar patekalardan geçip; dağ zirvelerinde uçkun mutluluklar uçurmak istedim.
Sert poyrazlarda ellerim yalnızlığın ayazında üşürken.
Çocukça düşleri astım yorgun gözlerimin hüzün akan gerçeğine.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!