Rest hikâyesi direnirken.
Yaşamla ölüm arası, göz kırpmaları arasında saliselerin hükümsel yalnızlığında.
Yitip gitme anaforlarına kapılıp, zaman tribününde.
Us'sal davranış biçimlerinde,
Şafağına vurgun geceye
methiyeler düzen yalancı
şairlere aman vermeyen gerçekler
geçidinde sıkışıp kalmış gönlümün yarısı.
Günahkârlar meclisinde
Umutsuzluk sanrılarında sessiz bekleyiş.
Bir yudum mutluluğa aç çehreler.
Savaş arabalarının tekerleklerindeki kan.
Ne idüğü belirsiz sapmalar.
Farkındalığımı unutup, bilinmeyen bir gezegenin uydusuna göndermek istediğim kapanmayan yaralar var içimde.
Göç yollarının rotasını bilen kuşların düşlerine sahte gülümsemeler bırakan saygısızların kirli ayak izlerinde birikmiş günahlar.
Mübah olan ne varsa yüklenmiş gönlüm sırtına, kaygısızca yürüyor günahı bol yollarda.
Her şey cadı kazanına düşerek yitiriyor bakirliğini.
Restime ürküleri koyup; uçkun mutlulukları asıyorum bahar dallarına.
Tepelerde yankılanan geçmiş zaman kipinde kutsala evrilen dönüşümler hafzalamda.
Bir çocuk isyanı bazen!
Kopartıp düğmelerini sırtımdakinin.
Kurban ediliş sahnesi bu!
Gözlerden akan yaşta közlenen acılar.
Zaman sancısında güz yangınları.
Fi tarihinden gelip, ebede uzanan.
Kumru sesleri arasında bir akşam senfonisi.
Tabiat suskun.
Gün ışığı tepelerin ardında,
Hüzünlü bir gülümseme.
Rüzgâr suskun.
Kaşlarının arasındaki resti görüyorum da.
Dudaklarına gizlediğin jesti bahşetseydin
Seven gönlümün bahçesinde güller açacaktı.
Mart güneşinin dünyaya gülümsediği bu günde.
Dudaklarında ıslattığın
Buselerinle gel bana
Sonbahar sarışınlığında
Kasvet dolu bulutlardan
Yağmur damlaları arasında sarılalım
Bir çift gözü, gökyüzü sanıp ferinde sevgiye yandığımız.
Sevgi bağında, koruk üzümde sevgi tadını aradığımız yıllar.
Varsın olsun be!
Açmışız sinemizi yele doğru!
İçimizde yangınlar, bazen de hüzünler, bir yudum da mutluluk.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!