Şafağına vurgun geceye
methiyeler düzen yalancı
şairlere aman vermeyen gerçekler
geçidinde sıkışıp kalmış gönlümün yarısı.
Günahkârlar meclisinde
Farkındalığımı unutup, bilinmeyen bir gezegenin uydusuna göndermek istediğim kapanmayan yaralar var içimde.
Göç yollarının rotasını bilen kuşların düşlerine sahte gülümsemeler bırakan saygısızların kirli ayak izlerinde birikmiş günahlar.
Mübah olan ne varsa yüklenmiş gönlüm sırtına, kaygısızca yürüyor günahı bol yollarda.
Her şey cadı kazanına düşerek yitiriyor bakirliğini.
Restime ürküleri koyup; uçkun mutlulukları asıyorum bahar dallarına.
Tepelerde yankılanan geçmiş zaman kipinde kutsala evrilen dönüşümler hafzalamda.
Bir çocuk isyanı bazen!
Kopartıp düğmelerini sırtımdakinin.
Kumru sesleri arasında bir akşam senfonisi.
Tabiat suskun.
Gün ışığı tepelerin ardında,
Hüzünlü bir gülümseme.
Rüzgâr suskun.
Kaşlarının arasındaki resti görüyorum da.
Dudaklarına gizlediğin jesti bahşetseydin
Seven gönlümün bahçesinde güller açacaktı.
Mart güneşinin dünyaya gülümsediği bu günde.
Dudaklarında ıslattığın
Buselerinle gel bana
Sonbahar sarışınlığında
Kasvet dolu bulutlardan
Yağmur damlaları arasında sarılalım
Bir çift gözü, gökyüzü sanıp ferinde sevgiye yandığımız.
Sevgi bağında, koruk üzümde sevgi tadını aradığımız yıllar.
Varsın olsun be!
Açmışız sinemizi yele doğru!
İçimizde yangınlar, bazen de hüzünler, bir yudum da mutluluk.
Kendine acıma modu, garipseyip içselliğinde dibe vurma.
Sonrada kendini koruma iç güdüsü.
Hep haklı olduğuna inanma, dalkavuk edaları, birilerine yamanma dürtüsü.
Kendi ilkeselliğinden sonuç alamayıp, ilkesiz yollarda kahraman olma sevdası.
Belalar içinde kendini harcayıp, bir dala tutunma çabası.
Utanç duvarı radarına yakalanmayan vampir yarasanın kızarmayan yüzüne tükürmenin onurunu yaşayan insanlardan olabilmenin mücadelesinde bir ömür tüketmenin güzelliğini görebilmek sevgi dolu yüce gönüllere nasip olur ya; onlar çok azdır bu, dünya denilen mekanda.
Dünyanın rüzgârlarında savurup attığı ne çok çöp vardır, koca deryalarında.
Dünyanında deryanında sabrı tükendi artık, temizleyemediği koca sularında.
Yılgınlığın derin isyanı vardır, köpüğü kirli müsilajlarında.
Erkekçe yürümek vardı
Mavi yolların yosun kokan erimsiz acılarında.
Yırtılan postalların altından ayağa değen çöl kumlarında.
Hangi çağ bu; kaçıncı zaman.
Sakalın kırcıllarında zamana direncin delili.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!