Yürüdüğün yollar yabancı değil sana,
Ayağına batan her diken,
Vaktiyle kendi ellerinle diktiğin o fidanın dalıdır.
Kime baksan aynadaki o yüz,
Kime vursan, canı yanan yine sensin.
Bir yalanla yıktın ya kurduğumuz dünyayı,
Sana eğilecek baş yok bende, bilesin.
Kolay sanma içimden söküp okla yayı,
Ben bitti demeden sen bitiremezsin.
Sildim seni hayatımdan, her şeyi bitirdim,
Bakıyorsun, evet, ama gördüğün ben değilim,
Kendi zihninde yarattığın o kusursuz gölgeye bakıyorsun.
Seninle aynı havanın içinde boğulurken ben,
Sen pencereyi açıp "bahar gelmiş" diyorsun.
Hangi bahar bu? İçimdeki yapraklar tek tek dökülürken,
Toprağın derininde unuttuğumuz o ilk ses gibi,
Uzakta, göğün çatısında bir gürültü…
Kabuğunu zorlayan bir tohumun sancısı bu,
Eskiye adanmış ne varsa hepsini geride bırakan.
Artık ne durup arkaya bakacak halim var,
Sokak lambasının camdan içeri süzülen solgun ışığında,
hiç çalmayan bir telefonun yükü var masada.
Zaman bir sarkaç gibi sallanıp duruyor aynı boşlukta,
ne ileri gidebiliyorum
ne de o günden geriye kalanı toplayabiliyorum.
Dört yıl...
Rakamla yazınca kolay,
Söyleyince sadece iki hece.
Ama gel de onu ciğerlerime sor,
Her gece tam şuramda, tam göğsümün ortasında
Kıyıya Vuran Gölgeler
Sözcüklerin ağırlığı var bugün omuzlarımda,
Söylenmemiş her cümle,
Sırtımda taşımaktan yorulduğum eski bir heybe.
Şehir, kendi gürültüsünde boğulurken
Ben, sessizliğin en kuytu köşesinde
Telefon avucumun içinde ağırlaşıyor,
Ekranın soğuk ışığı yüzüme vuruyor oysa içim alev alev.
Parmaklarım isminin üzerinde geziniyor,
Dokunsam arayacak,
Dokunsam sesin düşecek odanın sessizliğine.
Bir bahane arıyorum kendime,
Kül Altındaki Kor
Zamanın tozlu raflarında bir isim fısıldar,
Rüzgâr eser, perdenin arasından sızar anılar.
Sen, bir kış masalında unuttuğum sıcaklık,
Şimdi uzak kentlerin sokaklarında bir yabancılık.
Hangi takvim yaprağında koptuk biz hayattan?
Güneş her sabah doğmaktan vazgeçse bile,
Toprak suya, gece sabaha küsse bile,
Damarlarımda kanım buz tutsa, dursa bile;
Andım olsun ki, mezara girinceye kadar bitmeyecek bu sevda.
Sen benim göğüs kafesimde çırpınan o kuşsun,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!