Hakkım Sana Helal Değil
Gözlerimin feri sönene kadar bekledim seni,
Ömrümü bir mendil gibi yollarına serdim de geçtin.
Ben seni, varlığındaki o huzura sığınıp bir ev bilmiştim;
Meğer ben bir saray değil, bir enkaza emek vermişim.
Şimdi bu sessiz evde, hıçkırıklarım duvarlara çarpıp dönüyor,
Eyy yâr...
Zamanın parmak uçlarından süzülen o ince sızı,
Bir hayâle dem vurmak gibiydi seni düşünmek.
Dışarıda ayazın kestiği, sokakların sustuğu soğuk bir günde,
Sadece senin karşında oturup,
"Sudan sebepler" derler, hafife alırlar,
Küçücük bir sızıyı bir çırpıda sararlar.
Bilmezler ki her damla iz bırakır derinden,
Yavaş yavaş örülür o görünmez duvarlar.
Kimse Saygı Göstermez Gönlündeki Sevdana
Ettiğin Mücadele Aşkın İçin Kavgana
Seni Alır Verirler Sevmediğin Adama
Yerin Dibine Girsin Töre Aşk Cinayeti
Çocuk Yaşta Üstüne Gelinlik Giydirirler
Kader mi bu bilmem, zinciri vurdu,
Gönlümü ırakta bir cana kurdu.
Hasretin rüzgarı bağrımda durdu,
Bazen kader hapseder, bir uzak kalbe.
Dudaktan dökülen en içten namsın,
Kaderin görünmez elleri vardır, bilirsin,
Bazen bir coğrafyayı, bazen koca bir ömrü araya koyar da
Seni alır, hiç görmediğin ya da dokunamadığın
Uzak bir kalbin kuytusuna mahkûm eder.
Bu öyle bir tutsaklıktır ki;
Sana dair ne varsa bir bir topladım bugün,
Gözlerimin ferinden, sesimin yankısından,
Hatta o hiç geçmez sandığım derin sızıdan.
Öyle bir karar aldım ki, geri dönüşü yok,
Öyle bir boşluk bıraktım ki, dolmaya mecali yok.
Vazgeçtim Senden
Yorgun bir akşamın gölgesinde bıraktım umudu,
Kendi içimde kurduğum o büyük şehri yıktım.
Her sokağında izin, her köşesinde sesin vardı;
Hepsini susturdum, kapıları üstüne kapattım.
Vazgeçtim senden.
Ve O Gün
Kırıldı içimdeki o çocuksu heves,
Döküldü avuçlarımdan dünyaya açılan pencereler.
Bir sessizlik çöktü masaya,
Eski dumanların arasından baktım geçmişe.
Meğer ne çok şey feda etmişim,
Kendi kuytusuna sürgün edilmiş bir ruhtu bendeki,
Adının harfleriyle çizilmiş o görünmez hudutları fütursuzca çiğnerken.
Seni ağır bir vebal gibi göğsümün en saklı hücresinde büyüttüm,
Biliyordum; bu çekim bir kurtuluş değil, zihnin kendi celladına sarılışıydı.
Işığın uğramadığı o çorak vadide, varlığın üzerime çöken ağır bir hükümdü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!