Sürgünden Dönüş Şiiri - Ebubekir Ceylan

Ebubekir Ceylan
6

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Sürgünden Dönüş

Bin yıllık sürgünde bir adam.
Bir sevda yüklendi sırtına dağları aştı.
Kaf Dağı'ndan geçti devlerle savaştı.
Zaman ondan hızlı o zamandan yavaştı.
Bir sevda yüklendi sırtına dağları aştı.
Gitti... Gitti... Bir ovaya vardı.
Gözünde varılacak menzil
Aklındaki yârdı.
Bir çiçek buldu kaç bahardır solmayan.
Bir çiçek ki etrafında tek bir ot olmayan.
Bir ses geldi:
"Aşksız yaşanmaz takip et bu izleri.
Geç bu ovadan aş bu denizleri."
Uzandı, kırdı incecik bir dalı.
Verdiler ona sihirli sandalı.
Çözdü, en bilinmez gizleri.
Geçti ovayı, aştı denizleri.
Vardı varacağı yere sonunda.
Bir kış gününde, aralığın onunda.
"Bitti." dedi hafifledi bir anlık.
Güneş batmak üzere alacakaranlık.
"Tak, tak, tak" sarsıldı yapı.
Bir dilber tarafından açıldı kapı.
Bin yıllık hasretle süzdü yeşil gözlerini.
Yutkundu ve zor toparladı sözlerini.
Soluk bir sesle "Helin..." dedi "Helin!.."
"Hayallerimi süsleyen gelin.
Cebimde hatıralar elimde leylak dalı.
Sen, benden bihaber ben sana sevdalı.
Savruldum içinde ipek denizlerin.
Leylak, peşine düş dedi bu izlerin..."
Yolu gösterip dönmeden yanı.
"Sen de kimsin be adam kapattık hanı!"
Bir ses vermek istedi sesine.
Bir ses: "Şey... Ben, öylesine..."
Oysa hayran kalmıştı gölgesine.
Bir ses: "Ama leylak, peşine düş dedi izlerinin."
Döndü ve çöktü üstüne dizlerinin.
Diyemedi "Yollara düştüm senin için bin yıldır."
Dedi: "Allah'ım üstümdeki aşkı kaldır."
Gözünün önüne geldi: Bin yıllık sürgün, bin yıllık anı.
Kabul oldu duası, orada alındı canı.
Aralandı tekrardan kapısı hanın.
Bir ağıt, kapladı dört bir yanı:
"Sürgünde yaşanır, aşksız yaşanmaz."

Ebubekir Ceylan
Kayıt Tarihi : 10.10.2026 14:57:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!