Bu şiir, Hz. Adem'in cennetten kovulmasına neden olan elmayı yedikten sonra duyduğu pişmanlık kadar derin pişmanlıklar yaşayan bir münzevinin seslenişidir...
SESLENİŞ
Işıkları sönünce hicranı artan bir şehrin
İki odalı gecekondusundan sesleniyorum sizlere.
Bir elmayı yemenin geride bıraktığı o pişmanlık,
İnceden inceye, sarıp sarmalıyor ruhumu.
Yanardağlara atasım var kendimi.
Bir bardak baldıran zehri içesim.
"Yakılarak ölüm" cezasına mahkum olasım var.
Beni, bu karanlık düşüncelerden kurtarmak için gelenlere
Yaktıkça sönen bir çakmağın küstahlığıyla soruyorum
"Şimdi hangi tarih kitabında?
Hangi şairin şiirinde saklanıyor sevdiğim?"
Bilmiyorum...
Harmanına dolu vurmuş bir çiftçinin telaşı var üzerimde.
Yakılmayı bekleyen o son sigaranın yalnızlığı.
Bildiğim
Yıllardır beklediğim aşk, menderesler çiziyor.
Aşk ipinde artık üç cambaz oynuyor
Ben ise bulutları dolduruyorum gözlerime.
Koyu siyah bulutları.
Yorgun ve ağlamaklıyım.
Kayıt Tarihi : 10.10.2026 15:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!