Güneş, saklandığı yerden çıkmak için gülüşünü beklemiyor artık.
Ben ise kokunu sürünmüş papatyalar toplamıyorum.
988'i ufukta görmenin verdiği heyecan da terk etti beni.
Nedendir bilmiyorum.
Sadece, yeni dertler arıyorum kendime.
Kimsenin ağlamadığı, hüzünlenmediği dertler.
Yeni şakalar.
Hiç kimsenin gülmediği.
Mim koyduğum onlarca soruyla dolu heybem.
Neden seni sevmek ahlaksızlıktı?
Neden sensiz yaşamakla mutsuz yaşamak arasında fark olmadığını biliyorum?
Neden bilmiyorum yalnızlık ıstırapının yalnız bende olmadığını?
Zamanından önce mutsuz olmamayı öğreten hayat, neden zamanından sonra mutlu olmayı öğretmedi?
Öğrenseydim bazı şeyleri ve inansaydım samimiyetle.
"Aşk, aşk, aşk..." fısıltılarına bir cevabım olurdu.
Takvimleri de o gün başlatırdık belki
O günü bayram diye kutlardık.
Bana, artık sayfayı cevirmem gerektiğini fısıldayanlara
"Yeni hamam yeni tas" diyemiyorum.
"Ah!" diyorum sadece "Ah!"
Bembeyaz bir kağıda mürekkep damlatarak başladığım bu şiir, yarım kalacak..
Kayıt Tarihi : 10.10.2026 15:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!