Söyle neden karaları bağlarsın,
Yürek yakıp içerimi dağlarsın,
Yetim kalmış yavru gibi ağlarsın,
Ya sen anlat bana ben dinleyeyim,
Ya da dinle beni ben söyleyeyim.
Bilirim duyarsın beni
Bilirim görürsün beni
Bilirim izlersin beni
Karamsar durup düşünsün,
Şüphesi mi var Allahtan,
Sen ki inanan müminsin,
Uzak dur karamsarlıktan
Nerde evin barkın nerde yatarsın
Paran pulun yoktur sen neler yersin
Dilin anlaşılmaz her gün havlarsın
İnsanlar bilmezki senin halini
Gönül söz mü dinliyor, ona sevme diyeyim,
Mümkün mü sevgilinin, peşinden gitmeyeyim,
Artık beni ağlatma, bırak ben de güleyim,
Sevene revamıdır, böyle acılar çekmek,
Böyle devam ederse, artık sonum delirmek,
YABANCI
Bana öyle bakma, deme yabancı,
Sana senden daha yakın gibiydim,
Beni elden görmen, bana çok acı,
Sen benim gönlümün, tek tabibiydin.
Konu oldukça derin,
Net olmalı eserin,
Hep kendine yontuyor,
O nalıncı keserin.
Kırmızı gül kan renginde
Benim gönlüm çok enginde
İnsanlara bakış açım
Onlar da benim dengimde
Doğulusu batılısı
Benim olan bir şey varsa, benden sadır olandır,
Gerisi benim değil, diyen varsa yalandır,
Ben yokken söylenenler, benden geri kalandır,
İnsan da gül misali, o da elbet solandır.
Muhtemel bir depremde, Marmara bölgesinde,
Bilim insanlarının, facia dillerinde,
En az elli bin konut, yerle bir olacakmış,
Elli bin çarpı on'la, kişiler beklemede,




-
Sema Sefa
-
Atila Yalçınkaya
-
Ömer Yalçın
Tüm Yorumlarsüper bir dörtlük çok beğendim maaşaallah
Yürekten kopan bir fırtına imiş, şiiriniz.
Herdem arar babamızı yollarda gözlerimiz.
selam ve dua ile
Sevda Kenti'nin Öyküsü’nü dinlemek ister misin?
İstersen son şiirime bir göz at… Sevgilerle.