Sinan Bayram Şiirleri - Şair Sinan Bayram

Sinan Bayram

Yanlış giden bir şeyler var
Ya da yine en büyük yalan benim
Bilmem bu kanamalarım neden zamansız
Bilmem neden kendimi kandırıyorum
Ah yine paramparçayım güzelim
Yine her yanım alev alev

Devamını Oku
Sinan Bayram

Gecemiz sen hadi uyan şafaklara
biz ki doyduk karanlığa zulme acıya
gecemiz sen hadi sarıl şafaklara
biz ki hasret kalmışız baharlara

Kan uykusu sürgünlüğe gebe

Devamını Oku
Sinan Bayram

Delice seviyorum seni belki de tutarsız
Sevmek akıllı işi mi onu da bilmiyorum
Ama seven öyleleri var ki kurallı kuralsız
Kendimden gidiyorum sana bitiyorum

Seviyorum seni gökkuşağı rengiyle

Devamını Oku
Sinan Bayram

Zar attım aşkına can suyum
Hasretin geldi yine kudurdum
Zor değil yitip gitmeyenimsin
Özüm sözüm bir sensin ruhum

Halim ortada yine de aşkına sor

Devamını Oku
Sinan Bayram

Bir bardak çay, sade ve derin,
Öğretir sana sabrı, sessizliğini.
Demlenmek gerek her güzel şey için,
Aceleyle olmaz hayatın özü, bilin.

Çay gibi ol, usul usul ısın,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Neye yanacağımızı şaşırdık bıra
cehennemi doğuran cennet pek acımasız
enkaz altında canlar başlar insanlar
alınan nefesin bedeli fazlasıyla ödenmiş
ama yokluk varlığa müptela arsız bir bela
insanlar yaşarken sağ sol kavgası ediyor

Devamını Oku
Sinan Bayram

Cehennem, bir yer değildir.
Bir zihindir.
Düşüncenin en derin kıvrımında saklı bir kod —
insanın kendi yazdığı bir lanet.

Floransa’nın taş sokakları yankı olur hâlâ,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Cesur şövalye, gonca gül süvarisi
Bir mabet içinde yücelen asil aşk
Gül, kırmızı ay, coşkun suda bilmece
İz bırakan güzelliklere gönül vermeli
Sırrını aşikar eder, ehli bilir mutlak
İnanca hizmet, davaya övgü halinde

Devamını Oku
Sinan Bayram

Güneşi bekleyen bir tohumun sabrıyla,
Sustuk, toprağın o derin sessizliğinde.
Kırılan dallarımızı sardık kendi kahrıyla,
Bir can yürüdü, bu kışın kimsesizliğinde.

Sanma ki kuruduk, sanma ki bittik,

Devamını Oku
Sinan Bayram

İki yılan sarılır birbirine,
karşıtlıkların sonsuz dansı;
biri göğe tırmanır,
biri toprağa iner,
ama ikisi de aynı sırla parlar.

Devamını Oku