Bir rüzgâr eser içimde usulca,
Tozlu bir defter açılır ansızın.
Sayfalarında eski bir gül kurumuş,
Kokusu bile kalmış yarım yarım.
Bir pencere kenarında kalmış sesler,
Hayat…
Bir soru gibi başlar nefesle,
Cevabıysa hep başka bir soruda gizlenir.
“Niçin varım?” der insan,
Ve sessizlik, kadim bir bilgelikle gülümser ona.
Hadi bir nefes ver kuruyan kalbime
Vakit vedalaşma vakti değil anla
Bak daha gün bitmemiş hala umut var
Hadi ellerini uzat yüreğini ver bana
Yarım kalmasın bu şiir
Ben şairsem eğer şiirim sensin aşkla
Aşk,
bazen göğe bırakılmış bir soru işaretidir;
cevabı ise iki insanın
birbirine baktığı anda oluşur.
Seninle anladım:
Ey güzeller güzeli
Bir sevda bitimi
Gözlerinin kıyısında durmuşum
Sardunyalar uzaktan birşey anlatıyor
Bu gece bir başka olacak
Sen olan herşeyle sevişeceğim
Gözlerin düşer içime, usulca,
Bir deniz olur gecemde yavaşça.
Bir rüzgâr eser, adını fısıldar,
Kalbim sensizliğe asla alışmaz.
Sesin, en eski şarkım gibi sıcak,
Bir yokluğa sürmek istiyorum kendimi
Prangalardan adım silinsin artık sevdiğim
Rüzgara vermek istiyorum şu kalbimi
Zindan unutsun da beni gökyüzü hatırlasın
Gözlerin bir pranga benim yüreğimi avuçlar
Bir sır var herkesde hiçkimse
Çözmek istesen herşey o
Herkes hiçkimse imiş onda
Bize böyle bir sır gerekmez
Cahili alim görmek yok bizde
Döner dünya döndüren o imiş
Bir mezar düşlüyorum ansızın
bir ölüm düşünüyorum ki sorma
senden uzağım anlayacağın
acıyla baş başayım yokluğunda
Sensizliği anlatabilsem anlatırdım
Bir uzakta halep var
en yakınımızda gözyaşları sürgün
Halep cehennem girdabında
İnsanlar ölüyor insanlık can çekişiyor
bir işaret olmalı tümüyle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!