Geceler boyu seni düşünürüm,
Adını kalbime nakışta örüm.
Bir gülüşünle bin ömre bürünürüm,
Sensiz bir dünya düşleyemem ben.
Rüzgâr esince adını fısıldar,
Gözlerin değdiğinde bir an yüreğime,
Suskun geceler bile konuşur oldu.
Ay bile eğildi senin suretine,
Gönlümde her yıldız seni buldu.
Adını her hecede fısıldar rüzgâr,
Bir cinayet işlendi bu gece,
ama kimse görmedi —
yalnızca zamanın duvarına bir gölge düştü.
Kan, sadece bedenden değil
inançtan da aktı;
Bir gül açtı içimde, adını sen koydun,
Rüzgâr bile sustu, sesini duydum.
Gözlerin bir deniz, ben dalga oldum,
Sığındım o bakışa, orada boğuldum.
Bir nefes kadar yakın, bir ömür kadar uzak,
Bugün yine şairliğim tuttu
sevdalarla doldu içim
memleket şiirim olmuş
sorma yaralı yüreğim
hüzne vurdu sevdan beni
pervane misali döner dururum
Göğsümde isimsiz bir ağrının nabzı atar,
Kendi kuyumda yankılanır her bir cümlem.
Güneş herkes için doğar, bende ise batar;
Kendi gölgemdir benim en sadık sülalem.
Bir aynayım ki her gün bin parçaya bölünür,
Bir damla düştü boşluğa,
adı başlangıçtı.
Zaman onu unuttu,
ama yankısı hâlâ varlığın damarlarında akar.
Karanlık konuştu önce —
Aldatıcı mutluluk hakikatı sunmaz
İnsan hep bir boşluk ta sallantı da
Der çoğu vakit ama duymayı unutur
Bakar ama görmekten habersiz
Sana aşk denir gülüm
beni sorma gitsin
hani ay ışığı gibisin
ben zifiri bir karanlık
Vurgunum sana ta gönülden
Ruhumun sığ sularında bir gemi batıyor sessizce,
Sana doğru her bakışım, bir kentin ışıklarını söndürüyor.
Göğsümde vuran bu ritim benim değil artık,
Adını her andığımda, zaman bir kum saati gibi tersine dönüyor.
Yüzün, en kuytu rüyalarımın tek aydınlık odası,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!