Akşamın düşüncesi çöker içime,
gün, kendini yavaşça inkâr ederken.
Işık çekilir,
geriye sorular kalır—
cevaplardan daha ağır.
Beklendi bir köşe başında,
Kimse görmedi gözlerini.
Bir ismin eksikliğiyle doldu akşam,
Dili sustu, ama kalp anlatmaya devam etti.
Konuşulmadı hiç,
Gecenin kalbinde bir yıldız yanar,
Bir adın düşer dudaklarıma usulca,
Rüzgâr bile fısıldar seni,
Bir melodi gibi — eksik, yarım, ama sonsuza dek tamamlanmak ister.
Kalbim bir nehir, sana akar,
Şimdi gözlerimi yumuyorum
her şey hükümsüz aslında
şimdi gölgeler buluyorum
aşkın akan son göz yaşında
Geceler şafakların nöbetinde
Gör ki gölge bile kendini arar,
ışığın değmediği yerde büyür insanın sesi.
Bir adım ileri, bir adım geri—
dünya dediğin, yürüyüşünü duyan bir yankı sadece.
Elinden kayıp giden anlara tutunma,
Ağladım bugün hem de delicesine ağladım
gözyaşlarımı insanların insafsızlıkların dan saklayarak
kendimle kucaklaşır gibi ağladım durdum
ağladım isyan eder gibi hem de
öyle bir ağladım ki yürek yangınım dile geldi sanki
ağlamak ne de huzur veren bir şeymiş
En tatlı uykumdan uyandım
Bir acayip halde
Rüyamda bir deniz görmüştüm
Ağlayan ağlaması gereken bir deniz
Bir kavim vardı rüyamda
Kendi hikayesini kaybetmiş
Ah anlamıyorlar bizi
Bir diyorum sevgili bir
Yürek yangınımız bir
Kalbimizin çarpıntısı bir
Tek bir duygunun eseriyiz biz
Zerresiyle damlasıyla aşktır bu
Tel tel saçından kirpiğine kadar muhabbet
Özlem mi dersin ölüm mü dersin yeri dolmaz
Bir tamam bin eksik yaşadığımsın ilelebet
Ruhumun cenneti annem sensiz huzur olmaz
Şimdi özlem mi duyulmalı harcanan ömre
Alın beni artık bu hayattan
Aldığım nefese lanet ediyorum çünkü
Dar ağaçları ferman kusuyor
Ve insanlığımız hep sözde kalıyor
İnsanlığımız hala cehenneme doymuyor
Ve ben kaçacak delik arıyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!