Ben azın yanındayım, o dar ve derin kuyuda,
Kelimelerin tartıldığı, sesin demlendiği uykuda.
Bir sırrı taşımak, bin dağı aşmaktan zormuş meğer;
Çoğunluk naralar atarken, ben boğuldum bu durgun suda.
Pervasızdır kalabalık, çiğner geçer bahçeleri,
Bahara dönüyorum —
içimde çözülüyor kışın suskunluğu,
donmuş kelimelerim
yeniden filiz veriyor.
Adımlarım hafif artık,
Açtı dağ yamaçta bahar çiçeği,
Mis gibi kokuyor, serin geceyi.
Rüzgârla dans eder sarı kelebeği,
Göz alır renkleri sabah güneşi.
Toprak uyanıyor tatlı uykudan,
Eylül bana aşkı hatırlatır
Her ne kadar yaprak dökümü yaşansa da
Bahar ise beni yaşatır
Aşk gibi ve tümüyle aşk ile
Dışardan bir hayat gelmiş
içerde gökyüzü duvarlarla hapis
bir çocuk gök kuşağı arıyor
yüzünü yıkamak boyamak için
avuç içi kanlı bir düş uyuyor
uyanacak daha bir mahşer
Bahoz,
göğün içe doğru çöktüğü
o ağır anda başlar.
Rüzgâr yalnızca esmez;
insanın içindeki dağları da yoklar,
hangi taşın kırılmaya
Bana bahardan bahsetmeyin sakın
bilirim mutluluklar var tutuklu
düşler var ki gül seyrine vurulmuş
demir parmaklıklar ardında yasak
bana bahardan bahsetmeyin sakın
Bana bir şiir yaz ama kimsesiz olmasın
Aşk olsun mesela yanında ve barış kardeşlik
Yağmur tanesi gibi yağsın üstüme üstüme
Ne bileyim al beni uzaklara götür işte
Ovalara ırmaklara selam verelim bozkırlara
Emekçi elleri tutalım bir ekmeği bölüşelim
Bana bir acı gösterin
rezillikten uzak olsun
bana bir rezil gösterin
hayatı sevmiş olsun
bana bir insan gösterin
yaşarken ölmemiş olsun
Benim için mevsim kış mevsimi kızım
Senin için hep bahar biliyorum
Gecenin kör karanlığına düşer bir yaprak
Kanlı ellerde pas tutar prangalar
Ben yine içerde ben yine dışardayım
Benim için her yer cehennem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!