Ben bir yusuf olsam
düşeceğim kuyu sen ol
ben bir ibrahim olsam
yanacagım ateş sen ol
Ben bir eyüp olsam
Bir kalbin içinde sürgün bir çarpıntıyım
Özlemin var ama sen yoksun
Diyarbakırın not defterini artık ben tutuyorum
Birbirimizin halinden anlıyoruz herhalde
Diyarbakır yorgun ben de vurgunum
Kalbimin çarpıntısıyla sürgün oluyorum
Bugün yine içerdeydim
Bir gül seyrinde
Hasret ile durmadan
Yüreğimi delik deşik ediyordum
Sonra inceden bir rüzgar esti
İnanamazsın yaşadığım duyguya
Sen var ya sen
Beni benden sakladın
Kırılgan bakışlarının ardında
Küskün bir ayna bıraktın
Sen var ya sen
Sen yaşayacaksın gülüm
Bırak beni assınlar
Sen benim yüreğimsin
Seni benden beni senden
Bizi bizden asla alamazlar
Şafaklar benimle gömülmeyecek
Bugün yine şairliğim tuttu
sevdalarla doldu içim
memleket şiirim olmuş
sorma yaralı yüreğim
hüzne vurdu sevdan beni
pervane misali döner dururum
Sana aşk denir gülüm
beni sorma gitsin
hani ay ışığı gibisin
ben zifiri bir karanlık
Vurgunum sana ta gönülden
Sen öyle diyorsun da yarim
ben zindanlardan uzak kalamadım
prangalara vurulmadan yapamadım
aşksın sen zindanımda prangalarca
Neden bu zindanlar bu prangalar
Öyle bir uzandım ki sana
inan unutmuştum yaralı olduğumu
sonra yaram sızladı
o an mutluluğum prangalara boğuldu
Öyle bir sarıldım ki sana
Yarası derinde sır vurgun sersefil aşk
Kırılsın akıl kafesi artık ruhani
Ayna ile terazi de olmaz hile
Işığın kendi masumiyete durur
Buluttan denize yüz damla düşer
Ey yağmur damlasın da yansıyan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!