Adım atsam uçurum, dursam dünya dar geliyor,
Kalbimin odalarında hep o eski rüzgâr esiyor.
Ben hangi mevsimin artığıyım, hangi günün borcu?
İçimde bir çocuk ağlıyor, elleri bayram ucu.
Kendi sesime çarptım bu sabah, yankısı dilsiz,
Sabahın ince yerinde yürürken
Bir gelincik dokundu gözüme —
Kırmızı,
Sanki kalbimin dışarı taşmış hâli.
Eğildim, koparmadım;
Aşk,
bir düşüncenin kalbe düşmesiyle başlar—
akıl sorar: Neden?
kalp cevap vermez,
sadece atar.
Bir garip aşk
Benim sana duyduğum
Sensiz olmuyor olmaz
Bilmem sen nasıl buluyorsun
Huzur var mı mesela
Hani senin bana verdiğinden
Düşündüm durdum kendi kendime
Bir ayna yoktu ama ben yine kendime baktım
Herkes den önce ölmeliyim dedim
Ben herkes den herşey den önce
Çünkü sol yanım çok zayıf
Kaldıramam kendimden başka hiç bir acıyı
Bir güldün —
Dünya yerinden oynadı sanki,
Ben sıradan bir günün içindeyken
Kalbim başka bir mevsime geçti.
O an
Bir gül görmüşlüğüm var
işkence gördüğüm saatlerden uzak
bir gül ki ben hayat derim yaşamak derim
bende yaşadım yani bir zamanlar
bende sevdim sevdalandım yaralandım
zaten öyle olmasaydı şimdi burda olmazdım
İnsan doğar ama insanlık seçilir,
Kalp neyle dolarsa, dil onu biçer.
Güzel söz söyle ki güzellik bulaşsın,
Kırarsan bir kalbi, dostluk uzaklaşsın.
Az konuş, çok dinle, özünü ara,
Aşk, iki bedende yankılanan
tek bir varoluş cümlesidir.
Ne başlar, ne biter —
sadece biçim değiştirir.
Bir bakışta evreni görürsün,
Her sabah uyanmak seninle,
Güneşin doğuşu gibi içimde.
Ellerin elimde, bakışların gözümde,
Mutluluğun resmi, seninle her anım.
Sözcükler fısıldarız rüzgara,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!