Bulutların serseriliği tutmuş yine
Ben deli bir mayın, asi bir çocuk
Önümde sürgün özlemin eliyle
Firardayım, ecel teri döker gibi
Ses var, görüntü yok umutsuzca
Gözlerimi açtım —
ama dünya değil, kendim aydınlandı.
Çünkü ışık dışarıda değilmiş,
benim içimde gizli bir mühürmüş:
Bir damla farkındalık,
Bir ömürlük sır.
Ben seni sevdim ya canım
En güzel anlamları yükleyerek
Kendini asla borçlu his etme
Bırak üstü kalsın hayırlısı bu
Zaten bu borcu ödeyemezsin
Aşk mevzu bahis kolay değil ki
Bir boş sayfa önümde suskun,
Kalem elimde, içimden yorgun.
Ne yazsam eksik, ne silsem kalır,
Bir cümle başlar, ucunda yanılır.
Karalıyorum usulca geceleri,
Saç sakal karışık asi bir şairim
sakallarım sanki yorgun bir yürek
gözlerim topraktan zor bela hayata dönüyor
ölüm hangi mevsimin gerçeğiydi
hayat hangi mevsimde yeşerdi söyleyin
ateşi bulan üşüyen bir kırlangıç mıydı
Ey cehennemim uyan ben yanmaya hazırım
Sen aşk olduktan sonra ben cefaya razıyım
Uyan yeter ki sar beni al kollarına sevgilim
Aşk cenneti gül bahçesi için hazır uyan artık
Kalk gör ki ben yanmaya geldim sen için
Kandırıldık yıllarca umutla, yalanla,
Akıl cebinde durur, kullanmaz çoğunlukla.
Aziz Nesin der ki: “%90 yetmez bazen,
Cahillik kol gezer, sarar dört bir yandan.”
Sorma derler, sus derler, boyun eğmeye çağırır,
Biz birer işarettik
Gecenin kalbi atarken
Ay içinde vurulduk
Zifiri bir karanlıkta
Adam nefes nefese göz gezdirdi etrafa
Tedirgindi yabancıydı olduğu yere
Ve uzaktı gözünün değdiği yaprağa
Bir çocuk sesi duymaya başladı
Ey yar ben sana cehennem diyorum
sen bana umutlarını uyut diyorsun
biliyor musun ey yar Ben hiç görmedim
Bir cehennemin yanarken uyuduğunu
suskunluğum düğümlenmiş ey yar
ben sana hayat diyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!