Bir titreşimle başladı her şey.
Ne kutsal bir kelime,
Ne de bilimsel bir denklem —
Sadece “farkına varış”.
Bir sinir hücresi ışık yaktı karanlıkta,
Akşam, yavaşça çökerken omuzlarıma
Şehrin bütün ışıkları susmayı öğreniyor.
Bir pencere önünde duruyorum,
Camda yüzüm değil, senden kalan hâlim var.
Zaman dediğin şey,
Aşkın şarabından içen pervane gibiyim
Ayık gezmek haram olmuş bana sevgilim
Yelkenimi tutmuş deli bir rüzgar
Dalgalarla boğuşur olmuş yokluğunda yüreğim
Her sabah gözlerim sen diye başlar,
Gönlümde çiçekler seninle açar.
Bir nefesin yeter, dağılır hüzün,
Aşkınla yanarken üşür bu ömrüm.
Zaman sensiz aksa da sessiz, ağır,
Sen gülünce
gökyüzü biraz daha mavi olur,
içimde yıllardır susan bir kuş
yeniden ötmek ister.
Adını duymak—
Gözlerin, sabahın en sessiz ırmağıdır;
dokununca içime, gün yeniden doğar.
Bir kelimen, bütün şehirleri ısıtır,
bir susuşun, geceleri sonsuz kılar.
Kalbim—
Gözlerim ışık nedir bilmez
Eğer sen yoksan
Doyumsuz bir haz gibisin bende
Evet seni sevmeyi biraz abartmış olabilirim
Kalp sesini duyacak kadar mesela
Aşk, ateştir, yakar ben’i,
Küllerimden doğar hakikatin sesi.
Ne ben kalırım, ne sen kalırsın,
Aşkta ikilik ölür, bir kalır gerisi.
Bir damla idim, deryana düştüm,
Sevmekten uzak bir insan çorak verimsiz bir toprağa benzer sevgiyle her şey iyileşir güzelleşir
Ben seni böyle seviyorum işte iyileşerek güzelleşerek
Seni severken yine her şey iyileşiyor güzelleşiyor söyler misin bana ben seni nasıl sevmeyeyim
Seni seviyorum, bilsen ne derin,
Bir dua gibi içimde yerin.
Gözlerin geceme doğan seherin,
Adını her heceyle anıyorum.
Seni seviyorum, sessizce, içten,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!