Bir sabah uyanmak sebepsiz neşeyle,
Gönlün hafif, yüreğin sükûnetle…
Pencereden süzülen bir ışık gibi,
İçine doğan huzur — mutluluk gibi.
Bir çocuğun gülüşü geçerken yoldan,
Asi yürek
tanır mı kör kurşunu
hani nakış nakış aşk olsa
yürek yangını tanır bu vurgunu
Dağların yamacında bir hayat
Ey Mezopotamya!
İki nehrin – Dicle ve Fırat’ın – kutsal kucağında,
Seninle başladı yazı, seninle döndü zaman.
Toprak değil yalnızca,
Sen tarihin kalbi, insanlığın ana vatanısın!
Dik durur kalbim, eğilmez yere,
Ne sevdaya boyun, ne hileye dile.
Bir bakışla yıkılmaz bu yürek,
Zalime, zengine minnet eylemem.
Gönlümde bir yel eser özgürce,
Gönlümün genişliğince bir şantiye kurdum,
Sessizliğin taşlarını sabırla yontuyorum.
Yıkık dökük cümlelerden bir saray doğurdum,
Her mısranın altına kalbimi koyuyorum.
Kafiyeler direğimdir, sarsılmaz bu yapı,
Mücadele kutsaldır tıp kı hayat gibi
Ama siz yine de
Öldürdügünüz birine hadi biraz mücadele et
Hayata dön seni yine öldüreyim diyemezsiniz
Alınan her nefeste bir umut vardır
Ve benim umudum bir mucizedir artık
Çünkü çok depremler yaşamışım
Ve çok fırtınalar atlatmışım
Benim yaşamamda bir mucizedir artık
Çünkü yılmamışım yürek diretmişim
Bir ömür değil,
Zamana sığmayan bir yeminle başladı biz,
Ne bahar geçer üzerimizden,
Ne de sonbahar döker yaprağımızı.
Gözlerinde mühürlü sonsuzluk,
Yalnızım ben yeryüzünde, yalnızlığım kadar çoğalıyor.Yol alıyorum özleme, çorak geçmiş gençliğim.Bir soluk alıp yüzümü döndüm gökyüzüne, bulutları gördüm.Köpürmüş geliyor, içecek suyum yoktu.Yağmur yağacak diye sevindim.Kendi iç dünyamda dipsiz bir kuyu gibi derindim.Yalnızlığımın yaşı yok, ömrü uzun hemde çok.Elden gelmiyor birşey, kuş uçmuyor, kervan geçmiyor bu yerden.bilmem kim ne anlar benim bu halimden.Dağ başında köhne bir davet sığmıyor içime.Bir yerlere buyurmak, sığınmak yolumda yok biliyorum.Yolsuzum, yüreğimin kökünde bir koparılmışlık var.Dalıp gittiğim uzaklar var.Gözlerim içini dökmek istiyor.Kendi özümden yağsa yağmur, karışsam kendime, karışmasa bana.Özlemin iz düşümü, dönmesem salkım söğüte.Bu kış bahara ermeli.Yalnızlığım azıyor, damla damla birikmiş, derya olmuş, taşıyor.Kimsesizliğim felaketten hallice, üstüme yürümüyor, resmen koşuyor yalnızlık.Gökyüzünde yalnız bir bulut gibi süzülen bir ruhun içinde ben yerle birim.Yalnızlığın yağmuruna yakalanmış, yine de kurak, çorak.Müessir keşmekeşliğimle deli bir sevda yükü yüklenmişim sanki.Mutluluğum, huzurum uzakların özleminde.
Bahara takılan akıl
Gönül aşktan nasıl vazgeçsin
Hüzünde ölmesin
Aşk hüzünle güzel
Gönül ver sen aşka takıl




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!