Yol alırken hayat denen uzun yolda,
Bir pusulan olsun vicdanla dolu.
Doğruyu eğmeden, bükmeden asla,
Konuş, ama her sözün olsun dolu.
Bilgiyle donan, oku, düşün, sor,
Geceyi heceye böl
Kurşun namludan çıkmasın
Dağlar kurtlara yuva
Kan uykusu en ağır muhabbet
Mavzer düşürmeyen el nasırlı
Aynı kadehte demlenir sabır sebat
Aşka erdi gönlüm sayende
Lütfedip gül yüzünü gösterdin
Eksilmiyor düşmüşüm özlemine
Yangın yeri gönlüm senin eserin
Şiir şiir düğümlenmişim gözlerine
Halimi helalinden yazıveren şiirsin
Yağmur yağıyor aşk çağrısı gibi
ve toprak kokusu alıyorum
rüzgar içindeyim kalbim asi
gül seyrinde aşka dalıyorum
Şimdi ıslak bütün düşlerim
Dudaklarımda ince bir ıslık,
Seninle başlar her sabahın sesi.
Rüzgâr bile susar, yankıda kalır,
Bir melodi gibi, aşka hevesi.
Islığımda gizli senin adın var,
Ben bir kulum
Hayatı anladığımda
Ölüme razı oldum
Ama yine de görmedim
Ağız tadında bir ölüm
Hep yaşarken ölenlerden oldum
İyi nedir — bir eylemin kalbindeki niyet mi,
Yoksa kalbi dinleyen sessiz bir vicdan mı?
Doğruyu ararız taşın gölgesinde,
Ama taş da, gölge de güneşe bağlıdır aslında.
Bir el uzanır karanlığa,
Bir söz söyle, düşün önce,
Dil yarası geçmez gece.
Ne ektiysen, onu biçersin,
Hayat budur: ne verirsen, onu seçersin.
İyilik ek, büyür zamanla,
Bir ömür sürer de geçer fark etmezsen,
Ne kazandın derler, neyi terk etsen.
Bilgiyle yürürsen karanlık diner,
Cehalet hüküm sürmez, ışık yeter.
İyilik ekersen her güne, her ana,
Senin adını fısıldıyor rüzgâr,
Her esişinde varlığım titriyor biraz.
Çünkü bilirim,
Yaşam — senin gözlerinden başlıyor.
Ben, varlığın kıyısında duran bir hiçtim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!