Bir söz söyle, düşün önce,
Dil yarası geçmez gece.
Ne ektiysen, onu biçersin,
Hayat budur: ne verirsen, onu seçersin.
İyilik ek, büyür zamanla,
Bir ömür sürer de geçer fark etmezsen,
Ne kazandın derler, neyi terk etsen.
Bilgiyle yürürsen karanlık diner,
Cehalet hüküm sürmez, ışık yeter.
İyilik ekersen her güne, her ana,
Senin adını fısıldıyor rüzgâr,
Her esişinde varlığım titriyor biraz.
Çünkü bilirim,
Yaşam — senin gözlerinden başlıyor.
Ben, varlığın kıyısında duran bir hiçtim,
Duyularımızın algılayamadığı şeyler var.
Bu şeyler bir araya gelse gizli bir alem olur.
İnsanoğlu fıtratı gereği mistizme ilgi duyar.
Doğup büyüdüğü karanlığa ışık tutar durur.
İnsan yol arayıcıdır, bilimin ilmin ışığında.
Hayat yanlışların götürdüğü bir doğrudur
Doğrular yanlışları savunmaz yanlışlar doğrusuz olmaz
Bir dini savunmak tüm dinleri savunmaktır
Ne kadar özgürüm ben —
Rüzgârı seçemem ama
Yelkeni açmak elimde mi hâlâ?
Yoksa o da çoktan yazıldı mı
Zamanın görünmez defterine?
Öyle bir kadın seversin ki sana şiir olur şiir doğurur
Sen aşk oldu sevda doğdu zannedersin ne güzel
Kadın tüm güzel hislerin baştacıdır sevgi buyurur
İnsan bir kadını sevince tüm güzellikler ona özel
Kadın gökkuşağıdır erkek ise dışlanmış siyah
Derler İhanete düşünce yahu da
Beklenir ki çarmıha gerilsin isa
Bu adalete ters düşüş be usta
Kafası kendinden bile güzel
Halden anlamaz kıymet bilmez
Karanlık koridorlar, sonsuz bir bekleyiş,
Suçluluk hissiyle yoğrulmuş her deyiş.
Kapılar kapanır, açılmaz umutlara,
Bürokrasinin demir yumruğu ruhlara.
Uykudan uyanış, bir böceğin bedeni,
İnce bir pusudayım yine
Hasretin dalgasında savruluyorum
Gözlerin geliyor aklıma inceden
Yüreğim titriyor hemen oracıkta
Sana bu mektubu siperden yazıyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!