Gece indi, yıldız sustu
Zaman eğildi sonsuzluğa
Bir fısıltı geldi rüzgârla,
“Sen kimsin?” dedi boşluğa.
Ay, aynaya döndü semada
Sensizliğin ortasında
adını çağırıyor gece,
Yıldızlar titrek bir suda
yüzünü arıyor sessizce.
Kalbim, bir eski şarkı,
Gömülmek istiyorum artık
Madem mevsimlerden acı
Ve her dalda ayrılık var
Gömülmeliyim ben artık
Sevdan düştü içime,
Yandı yürek o biçim.
Gözlerin bir yıldızdır,
Doğar her geceme.
Bir gülüşün yeter ki,
Gönlümde bir yersin, adı sır gibi,
Ne gece söyler seni, ne de gündüz.
Bir resmin kaldı gözkapaklarımda,
Her bakış içime işleyen bir söz.
Sen geçince rüzgâr bile susar,
Gecenin ortasında bir düş gibi geldin,
Sessizdin, rüzgârın bile duyamadığı kadar.
Bir bakışın vardı, bin sözden derin,
Kalbim anladı seni, dilin susarak anlatır.
Sen geldin, zaman durdu ellerimde,
Aşka düşen gönlümün başkentidir diyarbakır
Surlarında dalgalanır hasretliğin bayrağı
Küskünlüğümün solmayan gülüdür diyarbakır
Aşk mevsimine dönmüştür hevsel bahçesiyle
Kaç sokak eskittim bela halimle diyarbakırda
Gönül nedir bilsen, bir ince sızı,
Ne dile düşer, ne de söze yakın.
Bir bakışta titrer içimde yazı,
Duygular dökülür usulca, sakın.
Sevinç de olur, hüzün de misafir,
Sevdam ey gönlümün hasret denizi
gel ölmediğim bir günde bul beni
sevdam ey gönlümün hasret denizi
gel yanmadığım bir günde sar beni
gülüşlerin benim gönlüme huzur veriyor
bak ay gülümsüyor aşıkların diyarında
Ben, seni sevmenin o derin sessizliğine sığındım,
Dünya dışarıda gürültüyle dönerken, ben sende duruldum.
Ellerim ellerine değdiğinde değil sadece,
Seni düşünmek bile, içimdeki tüm kırıkları onarıyor.
Sanki doğduğumdan beri bu anı, bu hissi beklemişim,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!