Sinan Bayram Şiirleri - Şair Sinan Bayram

Sinan Bayram

Asi yürek
tanır mı kör kurşunu
hani nakış nakış aşk olsa
yürek yangını tanır bu vurgunu

Dağların yamacında bir hayat

Devamını Oku
Sinan Bayram


Ne olur ağlatma beni
Ben ağlayınca
Gözyaşım yüzümü yakıyor
Özleminin sıcaklığı
Gözyaşıma vurmuş

Devamını Oku
Sinan Bayram

Bir ses vardı içimde,
taştan daha eski,
ama suya karışmak istiyordu.

Benliğim, sabitliğin ağırlığını taşıyamadı,
ve yavaşça çözülmeye başladı —

Devamını Oku
Sinan Bayram

Güneş, perdeleri çekerken şehrin üzerine,
Bir Nihavend busesi konar akşamın tenine.
Udun tellerinde titrer yarım kalmış bir veda,
Hüzün, bir sarmaşık gibi dolanır her heceye.

Zaman, bu makamın ağırlığıyla yavaşlar,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Nizama tesbih tanesi gibi topluluk
Ölmeden dirilenler var fedai bunlar
Birliğin bütünlüğüne özlem duyduk
Bedenler gerilir göğe yükselir ruhlar

Nizam-ı alem sanat üzerine kuruludur

Devamını Oku
Sinan Bayram

Bir cümleydik biz, yarım kalan,
Ne tam vedâ, ne de yeniden başlayan.
Seninle her şey bir "ama" gibiydi;
Ne susmak tamdı, ne konuşmak cüret…

Ben seni bir nokta sandım önce,

Devamını Oku
Sinan Bayram

Taştan değil bu tapınak,
Etten, sinirden, ışıktan örülmüş.
Nöronlar, antik rahipler gibi fısıldıyor:
“Bilgi kutsaldır, ama anlam ışıktır.”

Bir sembol yanıyor beynin karanlığında —

Devamını Oku
Sinan Bayram

Aşk bir notayla başlar,
adı konmamış bir titreşimle.
Sessizlik, ilk öğretmenidir;
çünkü duygu, önce susmayı öğrenir.

Do, var olmaktır:

Devamını Oku
Sinan Bayram

Oku ezberle en güzelini
Okumazsan eğer üzerler seni
Ve seni seveni

Oku ki güzel olanı
Seni okuyanda bir güzellik bulsun

Devamını Oku
Sinan Bayram

Bir akşamın kıyısında dururum,
Gölgesini sürür rüzgâr alnıma.
Olmak, bir damla ışıkta kaybolmak,
Olmamak, o ışığın ta kendisi mi acaba?

Bir yürek çırpınır karanlıkta,

Devamını Oku